forumdll.benimforum.biz


 
AnasayfaPortalAramaKayıt OlGiriş yap
Similar topics

    Paylaş | 
     

     Günlük hayat kısa ingilizce sorular ve cevaplar

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    Orkun
    Profesyonel
    Profesyonel


    Erkek
    Oğlak Köpek
    Mesaj Sayısı : 661
    Hobiler : İnternet Sörf
    Kayıt tarihi : 29/12/08
    Teşekkür : 12
    . : [

    130109
    MesajGünlük hayat kısa ingilizce sorular ve cevaplar

    TANIŞMA (introducing)

    - What is your name?
    adınız ne?

    - My name is john
    adım john

    - What do you do? - what is your job?
    ne yaparsın? (işin nedir?)

    - I am student at university
    üniversite öğrencisiyim

    - Where do you live?
    nerede yaşıyorsun?

    - I live in san fransisco,usa
    San fransisco'da oturuyorum

    - What do you do in spare times?
    boş zamanlarda ne yaparsın?

    - I am twentyone years old
    yirmi bir yaşındayım

    - Where are you from?
    neredensin?

    - I am from Turkiye
    Türkiye'denim


    SELAMLAŞMA (greeting)

    - Welcome
    hoşgeldiniz

    - Hello/hi/hey merhaba

    - How are you?
    nasılsın?

    - Thanks,I am fine,or you
    teşekkürler,ben iyiyim,ya siz

    - Good morning / good afternoon / good evening
    günaydın / iyi günler / iyi akşamlar

    - what is your name?
    adınız ne?

    - Nice to meet you
    tanıştığımıza sevindim

    - Take care of yourself
    kendine iyi bak

    - Good bye
    güle güle

    - Have a nice day
    iyi günler


    DAVET (invitation)


    - Are you ready
    hazır mısın?

    - Let's go gidelim

    - What are you doing tonight?
    bu akşam ne yapıyorsun?

    - Are you free tomorrow?
    yarın boş musun?

    - Shall we go to the cinema?
    sinemaya gidelim mi?

    - Would you like to to come with me?
    benimle gelmek ister misin?

    - Do you want me to take you?
    seni almamı ister misin?

    - Would you like to dance with me?
    benimle dans etmek ister misin~miydin?

    - I would like to come
    gelmek isterdim~im

    - What about going concert
    Konsere gitmeye ne dersin

    - Do you love me?
    beni seviyor musun?

    - I love you much
    seni çok seviyorum

    - Would you marry me?
    benimle evlenir misin?



    YER,YOL SORMAK (asking direction)

    - I am lost
    kayboldum

    - Can you help me?
    bana yardım edebilir misiniz?

    - Where is here?
    burası neresi?

    - Where is the post office?
    postane nerede?

    - Is there any restaurant here?
    burada hiç restarant var mı?

    - Sorry,I don't know
    üzgünüm,bilmiyorum

    - How can I get to the hospital?
    hastaneye nasıl ulaşabilirim

    - Can you show me the way to the stadium?
    bana stadyum yolunu gösterebilir misiniz?

    - Go straight on
    dümdüz git

    - Turn right-left
    sağa-sola dön

    - It is the first street on the right
    o sağdaki ilk caddede


    SAAT SORMA,SÖYLEME (asking,telling time)


    - What time is it?
    saat kaç?

    - What is the time?
    zaman ne,saat kaç?

    * Bir saatin belli bölümlerini örnek verelim,aslında saat sorup söylemenin çok kolay olduğunu göreceksiniz!

    - 09.00
    (it is) nine o'clock

    - 09.05
    (it is) five past nine

    - 09.15
    (it is) a quarter past nine

    - 09.30
    (it is) half past nine

    - 09.40
    (it is) twenty to ten

    - 09.45
    (it is) a quarter to ten

    - 09.55
    (it is)five to ten

    * İngilizce'de dakika 30 u geçtikten sonra saatler artık var diye söylenir.
    * Parantez içinde verilen (it is) i isterseniz atabilirsiniz.


    TELEFONDA KONUŞMA (speaking on the phone)


    - Who is that? Kimsiniz,kiminle konuşuyorum?

    - That is Linda
    ben Linda

    - Can I speak to Kaan,please?
    Kaanla konuşabilir miyim,lütfen?

    - How can I help you?
    size nasıl yardımcı olabilirim?

    - Could you wait a moment,please?
    bir saniye bekleyebilir misiniz,lütfen?

    - Kaan is not here now ,he has gone out
    kaan burada değil,şimdi dışarı çıktı


    - Could you call again later,please?
    lütfen daha sonra tekrar arayabilir misiniz?

    - Plesae,wait a moment,I am connecting…
    lütfen bekleyin,bağlıyorum…

    - Not at all,have a nice day!
    Önemli değil,iyi günler!
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

     Similar topics

    -
    » mustafa sandal'ın özel hayatı
    Bu yazıyı burda paylaş : Excite BookmarksDiggRedditDel.icio.usGoogleLiveSlashdotNetscapeTechnoratiStumbleUponNewsvineFurlYahooSmarking

    Günlük hayat kısa ingilizce sorular ve cevaplar :: Yorum

    Geri: Günlük hayat kısa ingilizce sorular ve cevaplar
    Mesaj Bir Salı 13 Ocak 2009, 21:15 tarafından Orkun
    EĞİTİM-ÖĞRETİM BİLGİLERİ

    -Are you a student?
    (Öğrenci misiniz?)

    -Which school did you finish?
    (Hangi okuldan mezunsunuz?)

    -Which school do you attend?
    (Hangi okula gidiyorsunuz?)

    -I finished high school.
    (Liseyi bitirdim.)

    -I am a university graduate.
    (Üniversite mezunuyum.)

    -I have a postgraduate degree.
    (Yükses lisans yaptım.)

    -Presently I study at ... University.
    (Henüz ... Üniversitesinde okuyorum.)

    -What is your department?
    (Hangi bölümde okuyorsunuz?)

    -I'm in the literature department.
    (Edebiyat bölümündeyim.)

    -I'm having postgraduate courses.
    (Yüksek lisans yapıyorum.)

    -I don't study,I work.
    (Okumuyorum,çalışıyorum


    YOLCULUK

    -I want to go to the train station.
    (Tren istasyonuna gitmek istiyorum.)

    -What time is the train to London?
    (Londra'ya ne zaman tren var?)

    -When is the next train to London?
    (Londra'ya bundan sonraki tren ne zaman kalkıyor?)

    -What platform does the train to London leave from?
    (Londra treni hangi perondan kalkıyor?)

    -Is the train from Bristol late?
    (Bristol'dan gelecek trenin rötarı var mı?)

    -How long will we stop here?
    (Burada ne kadar duracağız?)

    -When will we leave?
    (Ne zaman kalkıyoruz?)

    -How much further have we to go?
    (Daha ne kadar gideceğiz?)

    -How long will it take from here to London?
    (Buradan Londra'ya ne kadar zamanda gidilir?)

    -A turn ticket to London,please?
    (Londra'ya bir gidiş-dönüş bileti, lütfen.)

    -How long is the ticket valid?
    (Bu bilet ne kadar süre geçerlidir?)

    -Does this train go to London?
    (Bu tren Londra'ya gidiyor mu?)

    -Excuse me,is there a seat for one person?
    (Affedersiniz,bir kişilik boş yer var mı?)

    -Where is the ticket office?
    (Bilet gişesi nerededir?)

    -I want to get off at the next stop.
    (Bir sonraki durakta inmek istiyorum.)

    -Excuse me,is this seat free?
    (Affedersiniz,bu koltuk boş mu?)

    -There is no free seat left.
    (Hiç boş yer yok.)

    -Excuse me,this seat is mine.
    (Affedersiniz,burası benim yerim.)

    -I'll get on the four o'clock bus.
    (Saat dörtte kalkacak otobüse bineceğim.)

    -Which station is this?
    (Burası hangi istasyon?)

    -Do we have to change?
    (Aktarma yapacak mıyız?)

    -Is the mobile phone allowed on the bus?
    (Otobüste cep telefonu ile konuşulabilir mi?)

    -Can you take my suitcase,please?
    (Bavulumu alabilir misiniz lütfen?)

    -This isn't my luggage.
    (Bunlar benim eşyalarım değil.)

    -There is a bag missing.
    (Bir bavul eksik.)

    -How much do I owe you?
    (Borcum ne kadar?)

    -How much is a ticket to London?
    (Londraya bilet ücreti nedir?)

    -I want to make a complaint.
    (Şikayette bulunmak istiyorum.)

    -Are we going to be on time?
    (Zamanında varacak mıyız?)

    -Please tell me where to get off.
    (Lütfen nerede ineceğimi söyleyin.)

    -You get off here.
    (Burada inin.)
    Geri: Günlük hayat kısa ingilizce sorular ve cevaplar
    Mesaj Bir Salı 13 Ocak 2009, 21:16 tarafından Orkun
    BARINMA-KONAKLAMA(OTELDE)

    -Have you got any vacant rooms?
    (Boş odanız var mı?)

    -I want a single room.
    (Tek yataklı bir oda istiyorum.)

    -I want a double room for one night.
    (Bir gece için çift kişilik oda istiyorum.)

    -Have you got a room with bath?
    (Banyolu odanız var mı?)

    -We want a double room with shower.
    (Banyolu,çift kişilk bir oda istiyoruz.)

    -I had reserved a room.
    (Bir oda ayırtmıştım.)

    -Can I see the room?
    (Odayı görebilir miyim?)

    -All right,I like the room.
    (Tamam,odayı beğendim.)

    -No,I don't like this room,it's too dark.
    (Hayır,bu odayı beğenmedim,çok karanlık.)

    -May I have in extra ... ?
    (İlave bir ... alabilir miyim?)

    -How much a day is the room?
    (Odanın bir günlüğü ne kadar?)

    -Is breakfast included?
    (kahvaltı dahil mi?)

    -Can I pay by credit card?
    (Kredi kartıyla ödeme yapabilir miyim?)

    -I have stayed in your hotel before.
    (Otelinizde daha önce kaldım.)

    -My luggage is in the car.
    (Eşyalarım arabada.)

    -Bring my luggage to my room,please.
    (Eşyalarımı odama getirin lütfen.)

    -Wake me up at eight o'clock tomorrow,please.
    (Beni yarın 8 de uyandırın lütfen.)

    -Where can I make a telephone call?
    (Nereden telefon edebilirim?)

    -I've locked myself out of room.
    (Anahtarımı odada unuttum.)

    -The key to room number 50,please.
    (50 numaralı odanın anahtarı lütfen.)

    -I'm leaving tomorrow morning.
    (Yarın sabah ayrılıyorum.)

    -Is my bill ready?
    (Hesabım hazır mı?)

    -Have my luggage taken downstairs,please.
    (Eşyalarımı aşağıya indiriniz lütfen.)

    -Call a taxi,please.
    (Taksi çağırın lütfen.)

    -Please take my car to the garage.
    (Arabamı araja götürün lütfen.)

    -I want to have this dress ironed.
    (Bu elbiseyi ütületmek istiyorum.)

    -What time is breakfast?
    (kahvaltı kaçtadır?)

    -Can I have breakfast in my room?
    (Kahvaltıyı odama alabilir miyim?)

    -Did anyone ask for me?
    (Beni arayan soran oldu mu?)

    -Will you give me number ... ?
    (Bana ... numarayı bağlar mısınız?)

    -The wall socket is broken.
    (Priz bozuk.)

    -The heating isn't working.
    (Kalorifer çalışmıyor.)

    -The tap keeps dripping.
    (Musluk devamlı akıtıyor.)

    -Please change the bed-sheets.
    (Yatak çarşafımı değiştirin lütfen.)

    -Could you give me another blanket and pillow?
    (Bana bir battaniye ve yastık daha verebilir misiniz?)

    -I've left the key in the door.
    (Anahtarı kapının üstünde bıraktım.)

    -Is there a reduction for children?
    (Çocuklar için indirim var mı?)

    -Can you turn on the radiator?
    (Radyatörü açabilir misiniz?)

    -My room doesn't seem to have been cleaned.
    (odam temizlenmişe benzemiyor.)

    -Please give my washing to the laundry.
    (Lütfen çamaşırlarımı çamaşırhaneye verin.)

    -What's the rate for half board?
    (Yarım pansiyon fiyatı ne kadar?)
    Geri: Günlük hayat kısa ingilizce sorular ve cevaplar
    Mesaj Bir Salı 13 Ocak 2009, 21:17 tarafından Orkun
    BeyazLık Üzerine
    It was white as snow=Kar gibi beyazdı
    Her Skin was white as alabaster=Teni kar gibi beyazdı
    You're as pale as a ghost=Hortlak Görmüş gibi betin benzin atmış
    Siyahlık Üzerine
    It's pitch black=Sİmsiyah
    It's black as night=Simsiyah
    It's black as coal=Kömür gibi

    Bir Şey Bozulunca

    It's out of order(service,kilter,whack)=bozuk
    It's dead=bozuk
    It died on me = Beni görünce bozuldu
    It's in the shop=Tamirde
    It up and died=bozuldu

    Bir Şey Kırılınca

    It's Broke=Kırıldı
    It doesn't work=Çalışmıyor
    It's on the fritz(blink)=bozuk
    This thing is really screwed up=Bu şey işe yaramaz

    Sabır Taşınca

    Now what?=Daha ne olsun?
    That's the last straw=Yeter Artık
    I've had it=Yetti
    That's the straw broke the camel's back=bu bardağı taşıran son damla

    Yemek Hakkında Sorma
    When do we eat?= Ne zaman yiyoruz?
    What's to eat?= Yemek olarak ne var?
    What's for supper?= Yemekte ne var?
    What are we having?= Ne yiyoruz?

    Yemeği Bildirme

    Dinner's almost ready=Yemek hazır sayılır
    It's almost done= Yemek neredeyse hazır
    Time to eat=Yemek vakti
    Soup's on= Yemek hazır

    Mutfakta Çocuğa Söylenen Sözler

    Don't sit on the counter=Tezgahta oturma
    Watch out;it's hot=Dikkat et,Sıcak
    Would you set the table?=Sofrayı Kurar mısın?
    Go tell your father supper's ready=Git babana söyle yemek hazır
    Call the family to dinner=Herkezi Yemeğe çağır

    Çocuklara Sofra adabı öğretme

    Don't put your elbows on the table=Dirseklerini masaya koyma
    Don't talk with your mounth full=Ağzın doluyken Konuşma
    Wipe your mounth=Ağzını Sil
    Put your napkin on you lap=Peçetini kucağına koy

    Bulaşık Yıkama

    Please put your dishes in the sink=Tabaklarınızı lavaboya koyun
    It's your turn to do the dishes=Bulaşık yıkama sırası sende
    I'II wash and you dry=Ben yıkıyayım sen de kurularsın

    Sofradan Erken Kalkmak İçin ricada bulunma

    May I please leave the table?=Ben Kalkabilir miyim?
    I'II have to excuse myself=Sizden Müsade isteyeceğim.

    Çocuklara Yemeğini bitirmeyi Emretme

    Finish your dinner=Yemeğini bitir
    You Have to clean up your plate=Tabağını temizlemen lazım
    If you don't eat your dinner,you won't get any dessert=Yemeğini yemezsen tatlı yiyemezzsin
    There are starving children in Africa=Afrikada acLıktan ölen cocuklar var
    Geri: Günlük hayat kısa ingilizce sorular ve cevaplar
    Mesaj Bir Salı 13 Ocak 2009, 21:19 tarafından Orkun
    KazaLarda Olay Yerinde Yardım İsteme
    Is there a doctor here?=Burada doktor var mı?
    Can you help stop the bleeding?=Kanamayı durdurmaya yardım eder misiniz?
    Does anyone know CPR?=CPR'yi(Yeniden canlandırmayı)bilen var mı?
    Do you know to apply a tourniquet?=Turnike uygulamayı biliyor musunuz?
    Call 112=112'yi arayın
    Call the police=Polisi arayın
    Call An ambulance=Ambulansı arayın
    Get the paramedics=Sıhhıyeci çağırın
    Get Some help=Yardım isteyin
    Get a doctor quick=Çabuk doktor çağırın

    KonakLama

    I need a room please? =Bir oda rica edecektim?
    I need a room with a single bed. =Tek yataklı bir oda istiyorum.
    I need a room with a double bed. =Çift kişilik bir oda istiyorum.
    Do you have any singles? =Tek kişilik odanız var mı?
    Do you have any vacancies? =Boş yeriniz var mı?
    A double, please? =Çift kişilik bir oda lütfen?
    A room with a bath, please. =Banyolu bir oda lütfen
    Can I reserve a room? =Bir oda ayırabilir miyim?
    Can I book a room? =Bir oda ayırabilir miyim?
    I have a reservation. =Rezervasyon yaptırmıştım.
    Double occupancy, please. =İki kişilik bir oda lütfen.
    I need a room with two single beds. =İki ayrı yataklı bir oda istiyorum.
    I need a room with a double bed. =İki kişilik yataklı bir oda istiyorum.
    We will need a crib for the baby. =Bebek için bir karyola istiyoruz.
    Would you like a room with a view of the swimming pool? =Yüzme havuzu manzaralı bir oda istermiydiniz?
    Would you prefer a non-smoking room? =Sigara içilmeyen bir oda ister miydiniz?
    I'd like a room at the front. =Ön tarafa bakan bir oda istiyorum.
    I'd like a room at the rear. =Arka tarafta bir oda istiyorum.
    I'd like a room with a view of the sea. =Deniz manzaralı bir oda istiyorum.
    I'd like a room for the week. =Haftalık bir oda istiyorum.
    I'd like a wake-up call, please. =Uyandırma servisi istiyorum.
    Where is the ice-machine? =Buz makinesi nerede?
    Do you have a pool? =Havuzunuz var mı?
    What are the rates? =Ücretler nasıl?
    Is there a restaurant? =Lokanta var mı?
    Are pets allowed? =Evcil hayvanlar kabul ediliyor mu?
    When's the check-out? =Odayı ne zaman boşaltırsınız?


    you should defend me - beni savunmalisin
    dont take sides - tarafff tutma!
    hows your studies - derslerin nasil
    can you be open with me - benimle acik ol
    i wana be open with you - seninle acik konusmak istiyorum
    dont need to say much - fazla soze ne gerek!
    im boared of this conversation - bu konudan sıkıldım
    im boared of this place - bu mekandan sıkıldım
    thats the last place to go to - o gidilecek en son yer
    im here to doss - gezmeye geldim buraya

    Doktora Sırt Ağrısını anlatma

    My back is sore=Sırtım ağrıyor
    I can't get up=Dikelemiyorum
    I have an aching back = Sırtım fena
    I pulled my back=Sırtımı İncittim
    I can't bend ower= Eğilemiyorum

    He sleeps in class all the time.
    Sınıfta sürekli uyur.
    You are thinking of something else all the time.
    Sen hep başka şeyler düşünüyorsun.
    She stays at home all the time.
    O her zaman evdedir. (evden hiç çıkmaz.)
    Geri: Günlük hayat kısa ingilizce sorular ve cevaplar
    Mesaj Bir Salı 13 Ocak 2009, 21:20 tarafından Orkun
    English alphabet

    a ( ey )
    b (bi)
    c ( si )
    d ( di )
    e ( i)
    f ( ef)
    g ( ci)
    h (eyç)
    ı (ay)
    j ( cey)
    k (key)
    l ( el)
    m( em)
    n (en)
    o (o)
    p (pi)
    q (kü)
    r (ar)
    s ( es)
    t (ti)
    u (yu)
    v (vi)
    w (dabıl yu)
    x (eks)
    y (vay)
    z (zed)
    Geri: Günlük hayat kısa ingilizce sorular ve cevaplar
    Mesaj Bir C.tesi 07 Şub. 2009, 23:00 tarafından Afacanhelboy
    Business Terms - İş Terimleri

    packing ambalajlama
    value değer
    labour emek
    interest faiz
    price fiyat
    services hizmetler
    discount indirim
    import ithalat
    profit kar
    resource kaynak
    quantity miktar
    payment ödeme
    market pazar
    sale satış
    capital sermaye
    company şirket
    savings birikim
    production üretim
    productivity verimlilik
    percentage yüzde
    supply arz
    balange bilanço
    cheque çek
    economy ekonomi
    inflation enflasyon
    invoice fatura
    share hisse senedi
    export ihracat
    mortgage ipotek
    quality kalite
    loss zarar
    cost maliyet
    expenses masraflar
    rate oran
    sample örnek
    purchase satın alma
    bond senet
    contract sözleşme
    demand talep
    consumption tüketim
    product ürün
    investment yatırım
    Geri: Günlük hayat kısa ingilizce sorular ve cevaplar
    Mesaj Bugün 10:18 tarafından Sponsored content
     

    Günlük hayat kısa ingilizce sorular ve cevaplar

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 

    1 sayfadaki 1 sayfası

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    forumdll.benimforum.biz :: Eğitim Bölümü :: Englısh Part-
    Buraya geçin: