forumdll.benimforum.biz


 
AnasayfaPortalAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Afacanhelboy
Deneyimli
Deneyimli


Erkek
Oğlak Keçi
Mesaj Sayısı : 553
Kayıt tarihi : 29/12/08
Teşekkür : 46
. : [

060509
MesajOtomobiller hakkında bilmemiz gerekenler

uzun bir döküman ama okumanızı şiddetle tavsiye ederim..

OTOMOBİLDEYKEN BAŞINIZA GELEBİLECEK ACİL DURUMLARDA NE YAPMALI?

KAYMANIN KONTROLÜ


Araçlarda kayma lastiklerin yeri tutmamasından dolayı meydana gelir.

Kaymanın önlenebilmesi çeşitli faktörlere bağlıdır: Aracın önden veya arkadan çekişli olması; kaymaya neden olan yol yüzeyinin kaplı olduğu malzeme veya üzerine yayılmış olan materyalin cinsi (kum, yağ, kar, çiğ, vs.) kaymanın şiddetini ve yönünü etkiler. Bunlar araçta başlayan kaymayı önleme açısından önemlidir.

Arkadan çekişlilerde: Arkadan çekişli araçlarda kayma aracın arka kısmının sağa veya sola savrulmasıyla meydana gelir. Aracın arka kısmı, ön kısma doğru hareket ederek bazı hallerde tamamen dönmesine ve kontrolün tümüyle kaybolmasına yol açar. Bu gibi durumlar, virajlara, aracın yeri tutma limitlerinin çok üstünde girildiğinde veya viraj içinde kuvvetli fren yapıldığında meydana gelir.

Araçtaki kaymayı kontrol altına almak için: Ayağınızı gaz pedalından çekin. Kesinlikle frene dokunmayın. Kayma anı frenden dolayı meydana gelmiş ise Ayağınızı fren pedalından çekin. Debriyaja basmayın ve direksiyonu çok hafif bir şekilde tutun.

Direksiyonu aracın arka kısmının kaydığı yöne doğru çevirin. Aracın arkası sağa doğru savrulmuş ise direksiyonu sağa doğru çevirin. Direksiyonu çok fazla turda kaymanın olduğu tarafa doğru çevirmekte iyi değildir. Araç bu kez ters yöne savrulabilir. Bu yüzden direksiyondaki hareketler kontrollü ve yumuşak olmalıdır.

Önden çekişlilerde: Önden çekişli araçlarda kaymaya aracın çok hızlı ve ani gazlamalarla -sert hız artırmakla- veya virajlarda ani sürat yükseltilmesiyle meydana gelir.

Bu durumda: Debriyaj ve fren pedallarından uzak durun (Dokunmayın). Aracın direksiyonunu dönmek istediğiniz yöne doğru yavaşça çevirin ve sert hareketlerden sakının. Aracı durdurmaya çalışmayın, gaz pedalına yavasça basıp çekerek aracın öne olan ivmesini kontrol altına alın.

Dört tekerlek çekişlilerde: Dört tekerde kayma genel olarak ani fren yapımı esasında meydana gelir. Kaygan zemin üzerinde ani fren aracın tekerleklerinin kilitlenmesine ve aracın kilitlenmesine neden olur.

Kontrol altına alabilmek için: Fren pedalından ayağınızı çekin, aracın tekerleklerinin dönmesini sağlayın. Debriyaj pedalına dokunmayın.
Direksiyon hakimiyetini tekrar ele aldığınızda, direksiyonu düz tutarak aracı normal konumuna getirin. Frenleri yavaş bir biçimde pompalayarak aracın durmasını sağlayın.

HAREKET HALİNDEKİ ARACIN ÖN CAMININ KIRILMASI

Hareket halindeki araçlarda, özellikle süratli hareket eden araçlarda ön camın kırılması kazaya neden olabilir: Cam kırıldıktan sonra öne doğru kaybettiğiniz görüs açısını tekrar kazanmaya çalışın. Elinizle camı kırıp görüşü sağlamaya çalışmayın. Aynalardan yararlanarak aracınızı yolun sağ tarafına park etmeye çalışın. Sağ tarafa aracı park ettikten sonra, flaşörleri açın ve dikkatlice aracın dışına çıkın. Aracın cama yakın olan kalorifer ve havalandırma deliklerine gazete kağıdı koyarak cam parçacıklarının bu kısımlara düşmelerini önleyin. Gazete kağıdı yoksa bez parçası da kullanabilirsiniz. Sonra krikonun arka kısmı ile camı içerden dışarı doğru kırın. Bu işlem üst köşelerden ortaya doğru yavaşça yapılmalıdır. Cam lastiğini dikkatlice çıkarıp temizledikten sonra, yeniden kullanılabileceği için bagaja koyun. Gazete kağıdına birikmiş cam parçalarını bir naylon torba içine koyun ve en yakın çöp bidonuna atın. Bu durumda takabileceğiniz bir gözlük varsa ne iyi. Öylece en yakın cam tamircisine kadar gidin. Bu arada ihmal edilmemesi gereken bir husus, kalorifer deliklerinin elektrikli bir süpürgeyle temizlenmesidir. Ne kadar dikkat edilirse edilsin, deliklere cam parçacıkları düşmüş olabilir.

YÜKSEK HIZLA LASTİK PATLATMASI

Patlayan, arka lastiklerden biriyse, arabanın arkası sağa veya sola doğru kaymaya başlar. Ön lastiklerden biri patlamışsa, mümkün olduğu kadar fren yapmamaya çalışın. Ön lastiklerden biri patladığı zaman araç lastiğin patladığı yöne doğru kuvvetlice çekilir. Bu durumda direksiyonla, aracı düz bir doğrultuda tutmaya çalışın ve yavaş frenleme ile durmasını sağlayın.

DERİN SUDAN GEÇMEK

Taşmış dereler, nehirler veya büyük su birikintilerinin içinden geçerken aracınızın hızını kesin. Aracın geçtiği kısımdaki suyun derinliği önemlidir. Genel olarak araçlar, radyatör pervanelerinin alt kısmına kadar suya girebilirler. Normal olarak radyatör pervanesinin yerden yüksekliği 25-30 santimetre arasındadır. Bu mesafe aracın tekerleklerinin orta noktası ile lastiklerin yere değdiği nokta kadardır. Bu ölçümlerden de anlaşılacağı gibi mütevazi bir aile otomobili 25-30 santimlik bir su birikintisinden geçebilecek yetenektedir. Bu noktanın üstüne su geldiği takdirde, su damlacıklarını kuvvetli bir sprey gibi motorun üstüne püskürtür. Bu su bombardımanı bujilerin ve distribitörün ıslanmasına neden olur ve araç stop eder. Tam su birikintisinin ortasında da kalır. Suya 1 veya 2. vitesle girin. Böyle yapıldığında su lüzumsuz olarak sağa sola sıçramaz. Sürat yavaş fakat aracın devri yüksek olmalı. Sudan geçiş sırasında vites değiştirmeyin. Geçtikten sonrada frenleri kontrol edin. Frenler sık ve kesik basılarak kontrol edilebilir.

ARAÇLARDA YANGIN

Araçlardaki yangının önüne geçilmezse, büyük bir trajedi meydana gelebilir. Buharlaşmış benzin tutuşarak deponun alev almasına neden olur. Bir süre sonrada araç infilak edebilir. Araçta duman tespit edildiği an durdurulmalı. Sonra anahtar üzerinde kontak kapatılmalı. Direksiyonun kilitlenmemesine dikkat edilmeli. Aksi halde, gerektiği takdirde aracın itilmesi mümkün olmaz. Bütün yolcular dikkatlice dışarı alınmalı. Motor kaputu kısmı olarak açılmalı. Böylece alevlerin büyümesi önlenmiş olur. İmkan varsa akü kutup başı sökülmeli. Yangın söndürücü varsa kullanılmalı; yoksa, battaniye veya oto kılıfından yaralanılmalı. Bu örtüler alevlerin oksijen alıp büyümesini önleyecektir. Hava almayan alev söner. Olay kum zemin üzerinde meydana gelmişse, alevin üzerine kum atılarak söndürülebilir.

HEMZEMİN GEÇİTLERDEN GEÇERKEN

Tren yollarının kara yoluyla kesiştiği geçitlerde çok dikkatli olmak gerekir. Sağa sola bakıp oyalanmadan karşıya geçin. Büyük bir hızla üzerinize gelen trenin durabilmesi için oldukça uzun bir mesafeye ihtiyaç vardır. Araç geçit içinde stop edip kalmışsa hemen yolcuları indirin ve emin bir noktaya geçmelerini sağlayın. Aracı iterek karşıya geçmek mümkün değilse, birinci vitese takın ve kontağı açıp kapayın. Bu şekilde aracın ileri doğru hareketini sağlarsınız. Bu şekilde de hareket ettirmek mümkün değilse, en yakın aracın halatla sizi çekmesini sağlayın.

OTOMOBİL KULLANIRKEN

Genelde sürücüler otomobillerine gereken önemi göstermezler. Bu nedenle uzun vadede araçta meydana gelen tahribat, daha önemli boyutlara ulaştığı için, hem emniyet açısından hem de ekonomik açıdan daha büyük masraflar yaratarak tehlike oluşturur. Bazı konularda dikkat edilmesi gereken hususları saymak gerekirse ;Otomobilin periyodik kontrolü sırasında göstergelerin (benzin, yağ, hararet göstergesi gibi) doğruluk payı saptanmalı ve eksilen sıvılar yenilenmelidir.Otomobili uzun süre kızgın güneşin altında bırakmak son derece tehlikelidir çünkü camların kapalı olması iç sıcaklığı arttırıp ön paneli deforme eder. Aynı zamanda bu sıcaklık kapı ve cam kenarlarındaki lastiklerde deformasyon ve çatlamalar meydana getirerek suyun otomobile sızmasına neden olur. Bunu en aza indirmek için sıcak günlerde camları biraz açık bırakmak, lastikleri vazelinlemek gerekir.Otomobili sıcaktan korumak için bilinenin aksine ağaçlıklı bir yere parketmek son derece sakıncalıdır. Çünkü bitkilerden dökülen polen ve benzeri maddeler otomobilin boyasına zarar verir.

ANİ SİS BASKINI

İlk sis tabakasına rastlar rastlamaz alınacak önlem ayağı gazdan çekip mutlaka vitesi küçültmektir. Bunu başka hiçbir alternatifi yoktur, aksi takdirde kendinizi çok büyük bir tehlikenin içine atmış olursunuz. Hızınızı azaltıp görüş mesafesinde yolunuza devam edebilirsiniz.Klimalar ufak bir kompresör yardımı ile işler ve motor gücü kaybına sebep olur. Ani akselerasyon gerektiren durumlarda kapatılırsa, güç kaybı önlenmiş olur.

KAZA ANINDA

Otomobilden çıkmadan önce kendinizin güvende olduğundan emin olun.Kaza yerinden sonra değil önce ve diğer araçların sizi görebileceği bir yerde durulmalıdır.Diğer araçları uyarmak için dörtlü flaşörler yakılmalı ve kaza eğer gece meydana gelmiş ise farlar da yakılarak kaza yeri aydınlatılmalıdır.

Eğer yaralı varsa ilk önce ambulans daha sonra da polis çağırılmalıdır.Kontak kapatılmalı ve kaza geçiren araç etrafında sigara ve benzeri mamuller içilmemelidir.Eğer bir yangın durumu söz konusu ise müdahaleye önce yolcuların bulunduğu bölgeden başlanmalıdır. Daha sonra yangının başladığı yere ve en son da yakıt deposuna müdahalede bulunulmalıdır.

GECE YOLCULUĞU SIRASINDA

Takip mesafesi 3 saniyeye çıkarılmalıdır. Kesinlikle uykulu ve alkollü halde yola çıkılmamalı eğer gerekiyorsa araç güvenli bir yer park edilip dinlenilmelidir. Eğer karşıdan uzunlarını yakmış bir araç geliyorsa kesinlikle cevaben uzunlar yakılmamalı, kısa aralıklarla selektör yaparak yavaşlayın ve farlara bakmak yerine yolun orta sağına bakın.

YAĞMURLU HAVADA

Silecekleri çalıştırmaktan kaçınılmamalı, eskimesini engellemek için ön cam tamamen kapandıktan sonra çalıştırılmamalıdır çünkü bilinen görüşün aksine sileceklerin lastikleri çalışarak eskimez. Görüşünüzün kapandığı bir, iki saniye bile son derece vahim sonuçlar doğurabilirSilecekler sollama esnasında son hızda çalıştırılmalıdır.Kalorifer sistemi ve arka cam rezistansları çalıştırılmalı gerekirse bir bez ile ön cam silinerek görüş alanı yaratılmalıdır.

Gündüz dahi olsa kısa farlar yakılmalıdır.Kısa aralıklarla araç güvenli bir yerde durdurularak ön, arka farlar, stoplar, sinyaller ve fren lambaları silinmelidir.Su birikintilerine girildikten sonra ıslanan fren balatalarını kurutmak için kısa bir süre frene hafifçe basılmalıdır.Araca binmeden önce ıslanan ayakkabıların acil bir durumda fren pedalından kaymasını engellemek için bir bezle taban kısmı silinmelidir.Yağmurlu havalarda gaza gereğinden fazla basmak, sert bir şekilde frene basmak, ani bir şekilde direksiyonu çevirmek ve debriyajdan ayağın hızlıca çekilmesi kayma hareketini daha kolay başlatacağından bu hareketlerden özellikle kaçınılmalıdır.Yağmurun ilk yağdığı an yol yüzeyinde birikmiş olan toz ve yağlar yolu daha da kayganlaştıracağı için bu dakikalarda hız yavaşlatılmalı ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır.Sağanak yağmur esnasında oluşan su birikintilerine girerken aquaplaning (su yastığı üstünde kayma) olayı oluşur. Bu durumlarda direksiyon sıkıca tutulmalı ve hız kesmek için ayak gazdan çekilmeli, frene çok yavaş basılmalı (eğer ABS varsa sonuna kadar basılmalıdır) ve ani haraketlerden kaçınılmalıdır.Özellikle lastiklerinizin dış derinliği 3 mm'den az ise öndeki aracın lastik izleri takip edilerek kayma riski azaltılabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

 Similar topics

-
» Bazı Müzik Aletleri Hakkında Bilgi
» Vergi indirimi (sakatlık İndirim)hakkından yararlanmak için gerekli evraklar
» Orgonik Tarım Hakkında Bilgi
Bu yazıyı burda paylaş : Excite BookmarksDiggRedditDel.icio.usGoogleLiveSlashdotNetscapeTechnoratiStumbleUponNewsvineFurlYahooSmarking

Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler :: Yorum

Geri: Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler
Mesaj Bir Çarş. 06 Mayıs 2009, 14:41 tarafından Afacanhelboy
KAYMA ESNASINDA

Eğer yokuş çıkarken geriye doğru kaymaya başlarsanız ayağınızı yavaş yavaş gaz pedalından çekin ve zemine tutunma sağlanınca yavaş yavaş tekrar basın.Kayarken savrulmayı engellemek için direksiyonunuzu kayma yönüne doğru çevirin, kesinlikle tekerleklerin kızaklamasına sebep olacak şekilde frene basmayın, unutmayın dönmeyen ön tekerleklere yön verilemez. Eğer kızakladıysanız hemen fren basıncını azaltın ve tekerleklerin dönmesini sağlayın ama sakin ayağınızı frenden tam olarak çekmeyin (ABS varsa sonuna kadar basmak gereklidir)Unutmayın sizi probleme sokan neyse problemden çıkaracak da odur. Gaza gereğinden fazla basmışsanız ayağınızı gazdan çekin, frene çok bastıysanız frendeki basıncı azaltın, direksiyonu sert bir şekilde çevirmişseniz direksiyonu yumuşatın, ayağınızı debriyajdan sert çekmişseniz tekrar debriyaja basın.

YOLA ÇIKMADAN ÖNCE

Lastik havalarının tam ve dış derinliklerinin en az 3mm olup olmadığı kontrol edilmelidir.Ön ve arka emniyet kemerlerinin çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir.Sinyallerin ve farların çalışıp çalışmadıkları kontrol edilmeli eğer aralarında çalışmayan varsa kesinlikle tamir edilmeden yola çıkılmamalıdır.Camlar, sinyaller ve farlar temiz olmalı, görüş tam sağlanmadan yola çıkılmamalıdır.Araçta boşta eşya olmamalıdır. Bunlar ani bir fren esnasında ciddi yaralanmalara sebep olabilir ya da meşguliyet vererek tek başlarına birer kaza sebebi olabilirler.Araçta yangın söndürücü ve ilkyardım çantası bulundurmadan yola çıkılmamalıdır.Kalorifer sisteminin çalıştığından ve hava kanallarının (özellikle ön) açık olduğundan emin olmadan yola çıkılmamalıdır. Özellikle yağmurlu havalarda kalorifer sistemi ve rezistanslar görüşü sağlamada önemli bir etkendir.Silecek suyu, yağ seviyesi, akü su seviyesi kontrol edilmeli eğer eksikse tamamlanmalıdır.
__________________________________________________ _____________

YENİ ARAÇ SATIN ALMA KARARINI VERİRKEN

Yeni araç alimi her ne kadar kolay gözükse de zor bir karar. Alacak kisi, daha önce hiç otomobil sahibi olmamissa, verilecek karar daha da zor. Alici, tipe ve cinse göre degisik alternatiflerle karsi karsiya kalir.

Saticilarin sunduklari seçenekleri içeren paket çok cazip ve ekonomik gelebilir. Bu arada ihtiyaç duyulmayacak özellikler de satin alinmis olur. Yani paket ekonomik olabilir, ama istemedigimiz özellikler için bosuna para vermis oluruz.

Araç alirken ilk seçenek; standart ve temel özelliklerin bulundugu pakettir. Ihtiyaç duyulacak kisimlar ise daha sonra tek tek satin alinabilir. Tabii ileride arabaniza uyum ve ilave fiyat farki sizi sikintiya sokabilir.

Alinacak araba için ödeme gücünüzü ve bütçenizi en bastan tespit edin. Saticilar ile görüsülmeden önce fiyatlari ve arabalari arastirin. Bu arastirmada standart paket ve ilave özelliklere dikkat edin. Bütün bu konular size pazarlik asamasinda yardimci olacaktir.

Içinden isitmali deri koltuklu bir otomobil almak istiyorsaniz bunun kararini önceden verin, aksi takdirde ikna kabiliyeti yüksek saticilarin ve çarpici plazalarin etkisi altinda kalabilirsiniz.

Almayi düsündügünüz otomobilin ikinci el piyasasini arastirin. Bir ay sonra satmak isterseniz satabilecek misiniz? Degeri nedir? Air conditioning ve daha kuvvetli motor için ödenen paralar sizi pisman ettirmez, ama lüks kisimlar, yani pahali müzik ve isitmali koltuk gibi bölümler ikinci el piyasasinda degerlerinin çok altinda islem görürler.

1. Ne tür bir araç alacaksınız
2. Kullanılmış araç alımında dikkat edilecek diğer hususlar
3. Almayı düşündüğünüz otomobile bakmaya gitmeden önce
4. Alacağınız araca karar verip almaya gittiğinizde yapabileceğiniz kontroller
- Püf noktaları
- İç - Dış - Kaporta
- Motor (Çalışmazken)
- Motor (Çalışırken)
- Sürüş testi
5. Otomobil kredisi alınırken dikkat !
- Kredi tutarı
- Faiz
- Taksit
- Vade
- Kredi sözleşmesi

1. NE TÜR BİR ARAÇ ALACAKSINIZ?

Kullanilmis araç alan kisiler, yapabilecekleri ödemenin miktarini önceden hesaplar ve ona göre seçim yaparlar. Uygun fiyatin yaninda emniyet, güvenilirlik, konfor da birinci planda olacaktir.

Aracinizi almadan önce isteklerinizi ve kararlarinizi belirlemeniz, seçiminizi kolaylastiracaktir.

* Otomobili ne amaçla kullanacaksiniz?,
* Kaç yil süreyle kullanacaksiniz?
* Sigorta, bakim, onarim ve kullanma masraflari da dahil olmak üzere ayiracaginiz para ne kadar olacaktir?

Çevrenizde almak istediginiz otomobili kullanan tanidiklariniz varsa onlarin bu araba hakkindaki görüslerini alin ve su soruyu sorun:

* Bugün yine tercihiniz bu mu olur?

Alacaginiz araca yapacaginiz sigortanin yillik giderini ögrenin. Ayrıca, her sigorta sirketinin hizmeti farkli oldugu için özelliklerini inceleyin.
Alacaginiz aracin fiyatini, Web sitelerinden yaklasik olarak ögrenebilirsiniz.

2. KULLANILMIŞ ARAÇ ALIMINDA DİKKAT EDİLECEK DİĞER HUSUSLAR

1. Krediye ihtiyaciniz varsa, kosullari önce kendi kaynaklarinizla arastirin. Saticinin size önerdigi kosullarla karsilastirin. Pesin vereceginiz kisim ile faiz oranini., aylik ödemeleri ve kefil gibi diger kredi geri ödeme kosullari ile ilgili bilgileri belirleyerek satin alma görüsmesine gidin. Aylik ödeme hesabi konusunda bu sitenin finansman bölümünden destek alabilirsiniz.
2. Arabanin size son maliyetinin ne olacagini belirleyin. Bu maliyetin içine arabanin satis fiyatini, vergi, sigorta ve faizi de ekleyin.
3. Görüsüne, tecrübesine güvendiginiz bir tanidiginiza almak istediginiz tür arabayi gösterin ve onun fikrini alin.
4. Çok iyi okuyup anlamadan hiçbir belgeyi imzalamayin. Imzalayabileceginiz belgeler arasinda ileride dogabilecek tarzda bir bosluk olmamalidir. Size söylenen, garanti vs özelliklerin imzalayacaginiz dokümanin içinde olup olmadigini arastirin.
5. Pesin ödemeniz gereken kaparo veya depozit gibi tutarlarin, vazgeçmeniz durumundaki kosullarini yazili bir anlasma haline getirin.
6. Almaya karar verdiginizde, en son teknik kontrol için güvendiginiz bir tamirciye arabayi gösterin. Basta vereceginiz expertiz ücreti sizi problemli araç almaktan koruyabilir.
7. Bazi otomobillerin parçalari zor bulundugundan bunun size uzun vadedeki maliyeti her zaman daha fazla olur. Bu tür giderlere hazir olmalisiniz.

3. ALMAYI DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ OTOMOBİLE BAKMAYA GİTMEDEN ÖNCE:

Eski elbiselerinizi giyin: Yeni elbiselerinizi kirletmekten çekindiğiniz için onlardan çok daha pahalıya malolacak arızaları göremeyebilirsiniz. yanınızda ellerinizi silecek bez ya da kağıt havlu alın

Diğer gerekli malzemeler:

* Cep feneri
* Bulabilirseniz küçük bir mıknatıs
* Küçük bir not defteri
* Kalem Ekteki çeklist'in (kontrol listesi) fotokopileri
* Bulabilirseniz bir "Buji Anahtarı"

4. ALACAĞINIZ ARACA KARAR VERİP ALMAYA GİTTİĞİNİZDE YAPABİLECEĞİNİZ KONTROLLER

Otomobilin motorundan şanzımanına, kaportadan döşemesine kadar dikkatle inceleyin. Mümkünse satın almaya bir otomobil tamircisi ile gidin.
Otomobilin çalıntı olup olmadığını anlamak için motor ve şase numaralarını, ruhsattaki motor ve şase numaraları ile karşılaştırın. Çalıntı otomobil aldıysanız ödediğiniz paradan olacağınız gibi, çalmadığınızı ispatlayana kadar uğraşmanız gerekecektir.

Otomobili mutlaka deneyin. Tanıdığınız bir tamirci veya kaportacıya götürüp kontrol ettirin. Kaza geçirip sonradan toplanmış olabilir.
Vergi numarası uygulaması sayesinde artık ruhsatı üzerinize almamak gibi bir durum söz konusu değildir. Yine de aykırı uygulamalar olabilmekte. Bunun için mutlaka Ruhsat sahibi ile anlaşmaya çalışın.

Otomobil sahibi ile anlaştığınızda, otoyu ücretini ortaklaşa ödeyeceğiniz bir otoparka teslim edin. Trafik Şube Müdürlüğü'nden otomobilin hilesiz olup olmadığını öğrendikten sonra, otomobilin sahibi ile birlikte otomobili çözün.

Son zamanlarda rent a car şirketlerinden kiralananlar oto pazarında satılmakta. Bu otomobilleri alan kişiler ise mağdur durumda kalabiliyorlar.Bu nedenle otomobilin sicilini araştırmadan asla kaparo vermeyin.

4.1. PÜF NOKTALARI

* Her zaman otomobile bakmaya gündüz gidin!
* Yağmursuz bir hava işinizi daha da kolaylaştıracaktır.
* Eğer mümkünse otomobilin geceyi geçirdiği yere gitmeyi tercicih edin, bu size ilk çalışmadaki sorunları gösterecektir.
* Satıcıya otomobil hakkında hiçbir şey sormaktan kaçınmayın.
* Kontrol için yeterli zaman ayırın, aceleci davranmayın
* Deneme sürüşünü mümkünse 20-50 kilometre hızla bir duvar boyunca yapın, Duvardan yankkılanan ses alışılmamış gürültüleri duymanıza yardımcıı olacaktır. Eğer bir aracınız varsa bu kontrolü daha önceden kendi arabanızla test edip kulağınızı eğitebilirsiniz.
* Satıcıyla randevulaşmışsanız 15 dakika önce gidin, otomobil için yapılan hazırlığı görmüş olursunuz. Mümkünse size yardımcı olacak bir arkadaşınızı yanınıza alın

4.2. İÇ - DIŞ GÖRÜNÜŞ - KAPORTA

1. Otomobilin etrafında gezerek pas çürük ve boya hatalarını görmeye çalışın, ağır hasar görmüş bir arabayı dahi onarmak mümkündür. Ancak mükemmel onarım her zaman mümkün değildir.
2. Otomobile her iki tarafından boylu boyunca bakın otomobilin üstündeki yansımalar bozuk olmayan kesintisiz bir hat izlemelidir. Onarım görmemiş bir otomobil, çıtaları düz bir hat izliyor ve boya üzerindeki yansımalar düzgün değildir.
3. Onarım görmüş bir otomobil; kaporta üzerindeki yansımalar düzgün değil. Otomobilin kapı ile çamurluk aralarında üst ve alt aralıklarına dikkat edin üst ve alt aralıklar arasında fark olmamalıdır.
4. Arabanin kaportasinin üzerindeki her hangi bir bölümde pas olup olmadigini arastirin.
5. Cam kenarını ve kapı açma kollarını/kilitlerini gözden geçirin; buralardaki boya hatalarını ya da kauçuk/metal aksam üzerindeki boya kalıntılarını bulmaya çalışın, bu tür izler otomobilin tekrar boyandığını gösterir.
6. Otomobilin üzerinde bulunun sticker'lara (sitikır) dikkat edin, altında çürümüş bir bölümü kamufle etmek için kullanılmış olabilir.
7. Sızıntıları kontrol edin. Test sürüşü esnasında mümkünse otomobili yıkatın. Ya da hortum tutun. Böylelikle otomobilin camlardan ve bagajdan su alıp almadığını kontrol edebilirsiniz. Camların su alması camların değiştirilmiş olması dışında büyük bir kazanın da işaretçisi olabilir.
8. Camlar ve farlar üzerindeki çizgi ve çatlaklari arastirin. İleride daha büyüyecek hasarlar var mi?
9. Kapıları açıp kapı iç kenarlarında kilit aksamı, elektrik kablo tesisatı kapı fitili gibi yerlerde boya izleri arayın.
10. Kapilarin standart açilis ve kapanislarini inceleyin. Her hangi bir sürtünme olup olmadigini inceleyin. Aksakliklar önceki bir hasarin uzantisi olabilir.
11. Kaputu açıp kaput bağlantı menteşelerindeki cıvata kenarında boya sıyrılma veya yer değiştirme izlerine bakın.
12. Çamurluk ağızlarına, marşpiye altına paslar için bakın.
13. Kontagi kapatip vites kutusundaki yagi inceleyin. Koyu renkte ve kokulu olmamalidir.
14. Arabanin altina bakin, motorun bulundugu yerde her hangi bir akinti veya leke olmamalidir.
15. IsItma sistemi, havalandirma ve radyoyu deneyerek kontrol edin.
16. Iç dösemeyi kontrol edin.
17. Kilometre saatini inceleyin. Asiri yipranmis koltuklara ragmen, kilometre saati az bir kilometreyi gösteriyorsa, saatle oynanmis demektir.
18. Mıknatısınızı otomobilin değişik yerlerine (özellikle köşelerine ve tavanına) yapıştırın; mıknatısın değişik çekim gücü gösteriyorsa, bu boyanın altında macun tabakası olduğunu ve aracın onarıma girdiğini gösterir.
19. Otomobilin dört köşesine gidip yukarıdan aşağıya sallamaya çalışın ve bırakın sağlıklı bir süspansiyon (amortisörler) 1-2 kez yukarı aşağıya hareket ettikten sonra duracaktır.
20. Aynı akstaki lastiklerin hepsi (ön arka çiftler) aynı marka ve model olmalıdır.
21. Otomobile dışardan bakın düz bir zeminde öne-arkaya veya sağa sola yatık duruyorsa yine süspansiyon sisteminde sorun vardır.
22. Lastiklerin üzerindeki asinmayi inceleyin. Bazi bölümlerdeki daha fazla asinma, ön süspansiyonlardaki bozukluktan da kaynaklanabilir.
Geri: Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler
Mesaj Bir Çarş. 06 Mayıs 2009, 14:42 tarafından Afacanhelboy
4.3. MOTOR (ÇALIŞMAZKEN)

1. Kaputu, motor çalıştırmadan açıp motora ve kablo demetlerine dikkatlice bakın yağ sızıntılarını ve sonradan bantlanmış kabloları tespit etmeye çalışın, sonradan bantlanmış kablolar gelişi güzel yapılmış onarımları işaret eder.
2. Yağ kapağını açın ve fenerinizle içeriyi görmeye çalışın içerideki parçalar yağlı fakat kurumsuz, temiz olmalıdır.
3. Yağ çubuğunu çekip ucundaki yağın rengini kontrol edin yağ eğer yeni ise koyu sarı olması çok önemli değildir. Çubuğun ucundaki yağı parmaklarınızın arasında ezip içinde çok küçük metal parçalar olup olmadığını hissetmeye çalışın; eğer metal parçalar hissederseniz motorun durumu sağlıklı değildir.
4. Motor kayışlarını ve su seviyesini kontrol edin. Bunu yapmak için radyatör kapağını açmanız gerekecektir. Bu koşullarda motorun soğuk olduğundan emin olun; sıcak su yanıklara yol açabilir.

4.4. MOTOR (ÇALIŞIRKEN)

1. Motoru çalıştırın; kolay çalışıp çalışmadığını kontrol edin, 3-5 dakika gaza basmadan çalıştırın bu sırada olağandışı sesleri dinleyin.
2. Arabanin motoru kolay ve gürültüsüz çalismalidir. Kullanim sırasinda motor Isındıktan sonra, sesini dinleyin ve anormal bir ses olup olmadigina bakin.
3. Daha sonra 1 dakika yarım gaz verip egzozdan çıkan gazın rengine bakın;
- Mavi renkli gaz motorun yağ yaktığını ve onarıma girmesi gerektiğini gösterir (bu durum satıcı tarafından daha yoğun bir motor yağı 30 numara-konarak veya bir motor katkısı konarak berteraf edilebilir ancak bu durumda da buji kontrolü size gerçeği söyleyecektir.)
- Siyah renkli duman motorun gereğinden fazla yakıt tükettiğini gösterir; motor ve yakıt sistemi bakımsızdır.
- Yoğun beyaz duman silindirlere su karıştığını gösterir, motorun açılması gerekmektedir.
4. Beyazimsi renkteki veya beyaz köpüklü motor yagi önemli bir motor probleminin sinyali olabilir.
5. Motor eğer soğuksa az miktarda beyaz duman ve bir miktar su damlaması normaldir. Çünkü zaten benzinin yanmasıyla bir miktar su oluşur.
6. Motor ısındığında rolantide motorun normalin üstünde sarsılıp sarsılmadığını kontrol edin Eğer sarsılıyorsa düzensiz ateşleme veya yakıt kesintisi olmaktadır. Ateşleme sistemi veya yakıt sistemi bakımı gerektirir.
7. Motora gaz verdiğinizde egzozdan gelen sesi dinletin patlat susturucu veya egzoz sızıntılarını belirlemeye çalışın.

4.5. SÜRÜŞ TESTİ

1. 1.vitesi takın ve el frenini bırakmadan otomobili yavaşça hareket ettirmeye çalışın otomobil hareket ederse el freni çalışmıyordur buna dikkat edin. Hareket etmezse el frenini indirip hareket edin. Olağan dışı bir sarsılma olursa debriyajınızda bir sorun var demektir.
2. Otomobili hareket ettirdikten sonra hızlanmadan önce henüz 1. vitesteyken yavaşça frene basıp frenlerin çalışıp çalışmadığına bakın. Çalışmıyorsa el freni ile durmaya çalışın.
3. Motor ısındıktan sonra, otomobili durdurun ve fren pedalını olabildiğince aşağı itin. Pedalın 4 cm'den daha fazla alçalmaması gerekiyor. En az 1 dakika ayağınızı pedalda tutun. Eğer bu esnada pedal daha fazla alçalacak gibi görünüyorsa, otomobilin çok ciddi bir fren problemi olabilir.
4. Otomobilin gaz pedalı aşınmışsa; bu otomobilin uzun yolda sık kullanıldığına işaret eder. Aşınma fren pedalındaysa şehir içi kullanımın ağırlıklı olduğu anlaşılır.
5. Düz ve emniyetli bir yolda arabayi kullanirken, degisik hiz seviyesinde fren yapin ve tekrar hareket edin. Araba kolay bir sekilde süratlenmeli ve titresimsiz bir sekilde sürüklenmeden ve savrulmadan durmalidir.
6. Otomobili sürün ve sesini başta belirtildiği gibi dinlemeye çalışın, olağan dışı vuruntu, gıcırtı, tıkırtı gibi sesleri tespit etmeye çalışın.
7. Tek seferde 180 derecede dönüş yapabileceğiniz bir yer bulun ve dönerken akslardan gelen sesi dinleyin aks uçları aşınmışsa dönerken tıkırtılar gelecek, otomobil düzeldiğinde bu tıkırtılar kesilecektir.
8. Degisik hizlarla dönüs yapmayi deneyin. Asiri yatma veya tutukluk, amortisörlerde veya ön takimlardaki bozukluktan kaynaklanabilir.
9. Düz bir hatta giderken kontrollü bir şekilde direksiyonu bırakın otomobil sağa sola çekerse rot ayarında bir sorun vardır. Düz bir hatta seyrederken direksiyon düz değilse rot ayarı gerekmektedir. Düzgün bir yolda hızlandığınızda otomobil ve direksiyon titriyorsa lastiklerin balansı bozulmuştur, balans ayarı gerekmektedir. Aynı şekilde hızlandığınızda otomobil sağa sola sapıyor ve direksiyonu kontrol etmekte güçlük çekiyorsanız arka lastiklerden biri inik olabilir ya da ön takımda (rot ve rotiller, akslar, salıncak burçları) sorun vardır. Rot ve balans ayarları bozuk bir otomobili bu ayarları yaptırmadan almayın birçok durumda ayar bozukluklarına bozuk bir parça neden olmaktadır.

5. OTOMOBİL KREDİSİ ALIRKEN DİKKAT !

Hiç otomobil kredisi almadiysaniz veya daha önce almis olsaniz bile bu konuda önemli ipuçlarindan birkaçina sahip olmak istiyorsaniz, bu bölüme göz atmanizi tavsiye ederiz.

Bazi teknik faktörlerin bilinmesi ve hatirlatilmasi, finansman kararina nasil ulasacaginiz ve finansman maliyetini nasil düsüreceginiz konusunda size yardimci olacaktir. Faiz tutarinin olusumunda etken olan bu temel unsurlarin bilinmesi ve hatirlanmasi, sizin kararlarinizi kolaylastiracak ve finansman maliyetinizi bütçenizin elverdigi seviyelere getirecektir.

5.1. KREDİ TUTARI

Ihtiyaciniz olan kredi tutarini, kredi görüsmesinden önce belirleyin. Alacaginiz araç, bu aracin size maliyeti, mevcut aracinizin satisindan elde edeceginiz gelir ve ödeyebileceginiz en yüksek pesinat tutari vs. bütün unsurlarin basta bilinmis olmasi size büyük avantaj saglayacaktir.

Araci alirken, sizden istenen minimum pesinat kismini mümkün oldugu kadar yüksek tutmaya ve bunu da kendi öz kaynaklarinizdan karsilamaya çalisin. Bu size, düsük kredi tutari nedeniyle daha az bir finansman maliyeti yükleyecektir. Alim maliyetinin %100'ünü borç alarak karsilamaniz, genelde tavsiye edilen ve tercih edilen bir yöntem degildir. Araç alim maliyetinin kendi sahsi kaynaklarinizdan karsilamaya çalisacaginiz kisminin, en azindan araci satin aldiginizda size teklif edilen pesinat tutari kadar olmasina dikkat etmekte fayda vardir.

Ayrica, aldiginiz kredinin para cinsi ( ABD dolari, Alman Marki, Japon Yeni vs. olmasi halinde ) ve bunun geri ödenmesi sirasindaki özel ve genel ekonomik sartlar ile kredinin erken ödemesi konusundaki size sunulan ilave maliyetler de ayrica dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar arasindadir.

5.2. FAİZ


Piyasadaki kredi alabileceginiz kuruluslarin size teklif ettikleri faiz oranlarini ve kredi ile ilgili diger sartlari birbirleri ile mukayese edin. Mümkün oldugunca çok bankayi arastirin. Böylece piyasada geçerli faiz orani ve sartlar konusunda genel bir görüs elde edersiniz. Eger kullanilan finansal terimlere yakin degilseniz, bu sayede yakinlasmis da olursunuz.

Araci satin aldiginiz satici da size kredi olanaklari sunabilir. Bu sebeple otomobil saticisi ile görüsmeden önce sizin bankaya ödemeniz gereken en düsük yillik nihai faiz oranini belirlemis olmaniz yarariniza olacaktir.

Faiz oranlari hakkindaki diger bazi ipuçlari da sunlardir:


Birkaç bankanin faiz oranlarini karsilastirdiginizda, oranlar ayni temelde olmalidir. Bazen ilan edilen faiz oranlari masraf ve zorunlu giderleri içermeyerek sadece basit faiz oranini gösterir. Masraf ve diger kanuni ilaveleri (mesela KKDF, BSMV vs.) eklediginizde ortaya çikan gerçek ve nihai faiz orani, ilan edilen oranlardan bir hayli yüksek seviyelere çikabilir. Bu bakimdan en iyi karsilastirma yöntemi, bu oranlari yillik nihai faiz orani haline dönüstürüp mukayese etmektir.

Oranlari yillik nihai oran haline dönüstürmek için de;

Size teklif edilen basit oranlarin üzerine, ilave edilebilecek her çesit masraf ve zorunlu giderleri ekleyerek nihai faiz oranini bulun.

Buldugunuz nihai faiz oranini da yillik hale dönüstürün. Sadece yillik bazdaki nihai rakamlari karsilastirmaya tabi tutun.

Ayrica, vadenin degismesi de faiz oranlarini dogrudan etkileyen unsurlardan biridir. Karsilastirma yaptiginiz faiz oranlari, kredi teklif eden kuruluslarin ayni vadedeki faiz oranlari olmalidir.

5.3. TAKSİT


Aylik taksit tutarini, bütçenizin elverdigi en yüksek seviyeye getirin. Bu size, daha kisa zamanda kredi geri ödemesi nedeniyle daha az faiz ödeme imkani saglayacak ve finansman giderlerinizi azaltacaktir.

Aylik kredi geri ödeme taksitlerinin seviyesi asagidaki faktörlere baglidir:

* Faiz oranlari ne kadar yüksek olursa, aylik ödemeler de o oranda yükselecektir.
* Borç tutarinin yüksekligi aylik ödemeyi yükseltecektir.
* Geri ödeme süresi ne kadar kisalirsa aylik taksit tutari da o kadar yükselecektir.
* Unutmayin, aylik taksit tutarinizi düsük tutmanin bir çok yolu olmasina ragmen, ödemeniz gereken faiz tutarini düsürmenin tek yolu, düsük faiz orani ve düsük borç tutaridir.

5.4. VADE

Kredinin vadesini olabildigince kisa tutun ve uzun vadeli araç kredisinden sakinin. Bu da gene vadenin kisaligi sebebiyle size daha az toplam faiz tutari ödeme sansi yaratacaktir. Diger bir deyisle, aylik taksitler vadenin uzunlugu sebebiyle daha düsük görünebilir, fakat nihai finansman maliyeti tutar olarak size daha fazlaya gelecektir.

5.5. KREDİ SÖZLEŞMESİ

Kredi sözlesmesini imza asamasina geldiginizde, sözlesmedeki her maddeyi çok iyi okuyun. Sözlesmedeki anlamadiginiz maddeleri ise bankaciniza veya size kredi imkani sunan kisiye çekinmeden mutlaka sorun.

Kredi sözlesmesini imzaladiginiz andan itibaren sözlesme süresi içinde kredi kurulusuna karsi kanuni bir taahhüt altina girmis oluyorsunuz. Kredi geri ödemesi tamamlanana kadar taahhüdünüzü yerine getirmek zorundasiniz. Getiremez durumuna düsmemeniz için, tüm geri ödeme kosullarini iyi anlamis olmaniz sizin yarariniza olacaktir
Geri: Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler
Mesaj Bir Çarş. 06 Mayıs 2009, 14:45 tarafından Afacanhelboy
İKİNCİ EL SATARKEN BUNLARA DİKKAT

Araç alım satımları internetin yaygınlaşması ile beraber oldukça kolay ve maliyeti düşük hale geldi. Gazete gazete ilan arama, galeri pazar dolaşıp araç inceleme günlerinden sonra internet ortamında oluşan araç havuzlarıyla ne istediğini bilen bilinçli geniş kitleler araç alımı ve satımı yapmaktalar. Peki en kısa yoldan en doğru sonuca nasıl ulaşabilirsiniz? İkinciel araç alımından sonra ikinciel araç satmanın püf noktalarınıda sizin için derledik:

1. Pazarı inceleyin
2. Aracınıza fiyat biçmek
3. Aracınızı hazırlayın
4. Aracınızı pazarlayabilmeniz
5. Güven ortamı
6. Alıcıyla anlaşmak
7. Satışı sonuçlandırmak

1. PAZARI İNCELEYİN

* Aracınız ikincielde değeri olan bir araç mı?
* Bu araçlara talepler nasıl?
* Aracınız çok mu değerli?
* Veya aracınızın kinciel piyasası yok denecek kadar az mı?
* Aracınızı satabilmeniz için fiyatmı kırmanız gerekiyor?

Önce bilinmesi gerekenlerle başlayalım;

* Vagon araçlar genellikle küçük boyutlarda mal taşıması yapan çiçekçiler, tamirciler gibi meslek gurupları tarafından tercih edilmektedir.
* 4 Çekişli ve performans açısından güçlü araçlar gençler tarafından tercih edilmektedir. Araçların kullanım durumları ve yıpranmaları araçlar arası fiyat farkını doğurmaktadır.
* Üstü açık araçlar ve motosikletler yaz aylarına doğru değerini kazanırken, kışla birlikte pazardaki sirkülasyonu yavaşlar.
* Pick-up, kamnyonet, panelvan gibi araçlar mal taşıması yapılan şirketler tarafından tercih edildiğinden pazarda devamlı alıcı bulabilen, rekabet açısındanda çok uygun fiyatlara inebilen araçlardır. Araçların kullanım oranları ve amaçları fiyatları etkileyen en önemli unsurdur.
* Koleksiyon araçları satışı en zor araçların başında gelir, genellikle bu araçları fiyatlandırmak zordur, araç sahipleri araçlarına çok değer verdiğinden fazla fiyata satmak isteyebilirler ayrıca alıcı seçme durumu söz konusu olabilir. Kimi koleksiyoncular ise araca değer vereceğini, iyi bakacağını düşündüğü doğru insanlara arçları çok uygun fiyatlarla satmaktadırlar.Aracınızı satmadan evvel ilk yapmanız gereken internette ilan verilen otomobil ilanlarını inceleyerek kafanızda bir fiyat belirlemeniz olacaktır. Aracınızın model yılına sahip diğer aynı model araçların satış fiyatlarından, verilmiş ilan sayısına aracınızın pazardaki ikinciel değerini anlayabilirsiniz.

2. ARACINIZA FİYAT BİÇMEK

Aracınıza fiyat biçerken ilk dikkat etmeniz gereken aracınızın fiyatının diğer araç fiyatlarıyla rekabet edebilecek düzeyde olmasıdır. İlk vereceğiniz fiyat satmak isteiğiniz fiyatın pazarlık payı kadar üzerinde olmalıdır, eğer aracınızı satmak istediğiniz fiyattan satışa verirseniz yapılan pazarlık sonucu aracınızı düşük bir fiyata satmanız muhtemel olabilir. Fiyatlandırmada bir diğer önemli nokta büyük firmaların, marketlerin vb. Ticari şirketlerin ürünlerini pazarlamada uyguladığı psikolojik politikadır. Aracınızın fiyatı 20 milyar ise ve siz fiyata 19 milyar 950 milyon yazarsanız aracınızın talebi 20 milyarlık fiyata gelecek talepten daha fazla olacaktır.

3. ARACINIZI HAZIRLAYIN

Aracınızı satışa çıkarmadan önce aracınızın görünümünü olabildiğince iyileştirmeniz gerekmektedir.

Aracınızın görünümünü iyileştirmek için yapabilecekleriniz;

* Aracınızı yıkayın ve cilalayın, dış görünüş her zaman için ilk dikkati çeken olgudur,
* Aracınızı inceleyin, araçda vuruk, çizik motorda kulak tırmalayan ses olmamasına dikkat edin.
* Aracın bakımlarını elinizden geldiğinde kendiniz yapın, aracın bakımı için ne kadar az para harcarsanız aracı satmak için fiyatınızı istediğiniz oranda düşük tutabilirsiniz.
* Aracın kompartımanını temiz ve mümkün olduğunca ilk halindeymiş gibi tutun, alıcı araca bindiğinde ve test için aracı sürmeye başladığında sizin evinizdeymiş yada kişisel bir mekanınızdaymış gibi hissetmesin, bırakın araç kendininmiş gibi aracı sürsün.
* Fren balataları, çamur birikintileri dahil tekerlek bölümünlerini çok iyi temizleyin, lastikleri parlatın.
* Camları içten dıştan, aynaları temizleyin.
* Gösterge panelinde toz dahi olmayacak şekilde temizleyin, küllükler boş ve temiz olmasına özen gösterin.
* Aracınızın yapılmış tüm servis bakımlarını alıcıya gösterin, değişen onarılan bakım yapılan parçaların hepsini bildirin, araç alım satımında en önemli konulardan biri dürüstlük ve güvendir.
* Aracın bakıma, yağ değiştirmeye ihtiyacı varsa alıcı gelmeden önce bunları halledin, araç lımı yapacak kişiler alacakları aracın sorunsuz, uğraştırmayacak olmasına özen gösterirler.

4. ARACINIZI PAZARLAYABİLMENİZ

Artık aracınız çok iyi görünüyor ve hiç bir mekanik sorunu yok, şimdi sıra aracınızı satabilmek için pazarlama kısmına geçmek. Genelde araç satış ilanı için gazete ilanları kullanılır, pahalı ama sonuç getiren bir yoldur. İnternetten ilan vermek masrafsız olduğu kadar verdiğiniz gazete kadar sonuç verebilecek bir yoldur. İnternet üzerinden ilan verirken bilgilerin düzenine ve doğruluğuna dikkat etmeniz alacağınız sonuçta etkili olacaktır.

Aracınızı satmakta kullanabileceğiniz bazı yollar:

* Online otomobil ilanı siteleri,
* Günlük gazeteler,
* Otomobil pazarları,
* Dergiler, Haftalık çıkan tüketici ve ilan gazeteleri,
* Eş, dost, arkadaş yardımıyla
* Araç camına "Satılık" yazmak,
* Aracınızı satmak üzere bir galeriye bırakmakBu yolların hepsinde yaratıcılığınızı kullanmanız en önemli unsur, önemli olan en doğru ve ucuz yoldan sonuca gidebilmeniz.

5. GÜVEN ORTAMI

Araç alım satımında alıcılar her zaman için satıcıların güvenilir, dürüst olmasına özen gösterir. Karşılıklı güven yapacağınız alım - satım anlaşması için olmazsa olmaz bir şarttır. Alıcının bütün sorularını eksiksiz yanıtlamak güvenortamına zemin yaratabilecek durumların başında gelir. Gerçek alıcılar araçla test sürüşü yapmak isteyebilir, eğer alıcının ehliyeti varsa araca beraber binebilir, alıcı aracı sürerken sizde araçla ilgili sorulara daha rahat yanıt verebilir aracın performansını alıcıya gösterebilirsiniz.Bazı alıcılar araçları almadan evvel kendi ustasına gösterirken bazıları aracın servis raporlarını yeterli bulmaktadır. Eğer alıcı aracı kendi ustasına göstermek isterse ustasını araca baktırmak için getirmesinde veya sizin araçla ustaya gitmenizde hiçbir sakınca yoktur.

6. ALICIYLA ANLAŞMAK

Araca bakmaya geldiler, test sürüşü yaptılar her şey tamam sıra fiyatta anlaşmaya geldi. Bazıları pazarlık sevmesede illaki başına gelecek bir durumdur.

"Aracı beğendim, ama..." Aracın fiyatından hoşnut olmamanın en belirgin tanımlaması olan bu cümleyi alıcı size söylüyorsa eğer aracın fiyatını yüksek bulmuş demektir.

"Aracı beğendim, ama..." bir süre sessizlik olur eğer aracı satmak istiyorsanız "Ne kadar fiyat düşünüyorsunuz?" gibi cümlelerle alıcıya satış yörüngesine geri çekebilirsiniz.

"Oluru Nedir?" Aracın fiyatını yüksek bulmanın daha keskin bir tanımlaması olan bu cümleyi alıcı sarfettikten sonrası size kalmış. Eğer aracı satmaya ihtiyacınız varsa son teklifinizi yapın.

"Teklifim budur, Kabul mü?" Alıcı sizden daha atik çıktı ve pazarlığa ağırlığını koyarak kendi fiyatını sundu, pazarlığın bundan sonraki akibeti sizin pazarlık kabiliyetinize kalmış.

"Tamam mı? Devam mı?" İşte sert kayaya çarptınız, çok kesin bir teklifle karşı karşıyasınız, alıcı blöf yapıyor olabilir ama son fiyatını size bildirerek fazla bir artış yapmayacağının sinyallerini veriyor. Blöf olduğunu düşünürseniz yapmanız gereken teşekkür edip fiyatı kabul edemeyeceğinizi bildirmektir, eğer gerçek alıcı ise yarın sizi gene arayacaktır..

7. SATIŞI SONUÇLANDIRMAK

Trafik belgesinde fenni muayenesi tamam, trafik sigortası ödenmiş TR plakalı aracınızı sattığınız zaman aracın devri için gerekli evraklar;

* Noter satış senedinin aslı
* Trafik ve tescil belgelerinin aslı
* Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi aslı
* Devir Zeyilnamesi aslı
* Egzost Muayene belgesi aslı
* Alıcı şirket ise Oda sicil kayıt sureti aslıdır.Unutmayınız ki doğru alıcı ile araç satış işlemleriniz basit ve hızlı olacaktır.

__________________________________________________ ___________

BİLİNÇLİ İLK YARDIM HAYAT KURTARIR

Kaza yada hayati tehlike durumunda olay yerine sağlık ekipleri gelene kadar mevcut imkanlarla yapılan tıbbi olmayan ilaçsız müdahaleye ilkyardım denir.

1. İlk yardımın amacı nedir?
2. Solunum yolunun açılması nasıl olur?
3. Kanamayı Durdurmak
4. Kalp masajı nasıl yapılır?
5. Bayılmalarda ilk yardım nasıl yapılmalıdır?
6. Burkulmada İlkyardım
7. Çıkıklarda İlkyardım
8. Organ Kopması
9. Şok Durumuna Müdahale
10. Trafikte Öfke Boyutunun Tespiti
11. Kırığı olan, ya da kırık şüpheli kazazedeye ilkyardım uygularken, aşağıdaki ilkelere uymak gerekir

1. İLK YARDIMIN AMACI NEDİR?

İlk yardımın amacı kişinin;

* Hayatta kalmasını sağlamak
* Sağlık durumunun kötüye gitmesini engellemek
* Kaza sonucu oluşabilecek sakatlıkları önlemektir.

İlk yardımı yapan kişi en iyi sonucu alabilmek için sakin olmalı ve panic yapmamalı, hastayı sakinleştirmeli, en kısa zamanda sağlık kuruluşları, itfaiye ve güvenliğe haber vermek için çevresindeki kişilerden yardım istemeli.

İlk yardımın temel esasları nelerdir?

* Solunum yolunun açılması
* Yapay solunum
* Kalp masajıdır.

2. SOLUNUM YOLUNUN AÇILMASI NASIL OLUR?

* Ağızdaki yabancı maddeler çıkartılmalıdır.
* Bazı durumlarda kişinin bilinci kapalı olabilir. Kişinin bilincinin kapalı olduğu durumlarda dil arkaya doğru düşüp havayolunu tıkayabilir. Bu durumda baş geriye itilir ve çene yukarı kaldırılır ve böylece soluk yolu açılmış olur.

Yapay solunum nasıl yapılır?

Yapay solunum solunumu duran kişiye uygulanan acil ilk yardım yöntemidir.

* İlk olarak hasta sırt üstü biçimde sert bir zemine yatırılır.
* Ağız içindeki yabancı maddeler çıkartılır.
* Çene yukarı kaldırılarak baş hafifçe arkaya itilir.
* Ağızdan ağıza solunum yapma durumunda burun kapatılır. Burundan solunum yapma durumunda ise ağız kapatılır.
* Sunni solunumu yapacak olan kişi derin bir soluk alarak, solunum yapacağı kişinin ağzına yada burnuna ağzını yerleştirerek hastanın göğsünün şişmesine yetecek şiddette soluk verilir.

3. KANAMAYI DURDURMAK

Kanamayı durdurmak için kullanılan ilkyardım yöntemleri sırayla;

1. Kanayan yer üzerine doğrudan baskı yapmak,
2. Kanayan damarın kalpten geliş yolu üzerindeki özel noktalara baskı yapmak,
3. İlk iki yöntemle kontrol edilemeyen özel durumlarda, turnike-boğucu sargı yapmaktır.

İç Kanamalarda İlkyardım

İç kanamada ilkyardımcı kanamanın varlığını dışarıdan göremez. Büyük kemik kırıkları, kafaya gelen darbeler, tüm vücudu etkileyen kazalarda, dıştan izlenebilen kanama olsun ya da olmasın, iç kanamadan şüphe edilmelidir.

* Huzursuz kazazede, görme
* İşitme sorunları, uyuklama hali
* Soğuk, soluk, nemli cilt
* Karında sertlik ve bastırmakla ağrı
* Vücutta yaygın sıyrık, morluk, şişlikler
* Halsizlik
* Susuzluk hissi
* Sayısı artmış ancak zayıf solunum ve nabız varsa iç kanama düşünülmelidir.

İç Kanama Düşünülen Kazazede İçin Yapılacaklar:

1. Şok ile mücadele et (ayakları yüksek olarak yatır, ısıt)
2. Hızlı naklet

Not: Bu yayın Ankara Tabip Odası İlkyardım Eğitimi Komisyonu İlkyardım Eğitimi Kursu Ders Notlarından Alınmışır

4. KALP MASAJI NASIL YAPILIR?

* Kalbin durmuş olduğu durumlarda hemen kalp masajı yapılmalıdır.
* İlk olarak hasta sert bir zemine yatırılıp bir yanına diz çökülmelidir.
* Hastanın yarası içindeki yabancı cisimlere kesinlikle dokunulmamalıdır.
* Daha sonra göğüs kemiğinin üçte bir alt ucuna bir el yerleştirilir, diğer el bunun üstüne konulur.
* Parmaklar kesinlikle hastaya temas etmemelidir.
* Kollar dik tutularak sabit ve düzenli bir biçimde göğüse 4-5 cm bastırılır.
* Dolaşım başlayana kadar arada nabız control edilir ve dakikada 60 kez tekrarlanır.

5. BAYILMALARDA İLK YARDIM NASIL YAPILMALIDIR?

* Hastanın elbiseleri gevşetilir.
* Sırtüstü yatırılarak ayakları yukarı kaldırılan hastanın beynine kan gitmesini sağlamak için hasta şok pozisyonunda bekletilir.
* Hastaya uyarıcı kokular koklatılmalıdır.
* Hastanın kendisine gelmesi beklenir.
* Hasta kendine geldiği zaman su veya çay gibi sıvı gıdalar hasta zorlanmayacak şekilde az miktarda içirilmelidir.

6. BURKULMALARDA İLKYARDIM

Eklem bağlarının kopması, ya da kısmen zedelenmesine burkulma denir. Ağrı, hassasiyet, şişlik ve morluk görülebilir. Zorlanan eklem buz torbası ve benzer uygulamalarla soğutulur. Varsa, elastik bandaj uygulanarak şişlik önlenmeye çalışılır. Zedeli eklem kullanılmadan ve hareket ettirilmeden, mümkünse yukarıda tutularak taşınır.

7. ÇIKIKLARDA İLKYARDIM

Bir eklemi meydana getiren kemiklerden birinin, bir dış etki sonucu normalde bulunduğu yerden ayrılmasına çıkık denir. Eklem bağlarının normalde izin vermeyeceği bir harekete zorlanan kemik bağları, aralayarak ya da yırtarak yerinden uzaklaşır.

* Eklemin ve vücut uzantısının görünümünde bozukluk
* Ağrı nedeniyle kısıtlanmış ya da tamamen ortadan kalkmış hareket
* Hassasiyet ve şişlik görülmesi çıkık düşündürmelidir.

Çıkmış bir kemiği, eklem boşluğuna ancak yetkili ve deneyimli bir kişi yeniden yerleştirebilir. Yetkisiz kişilerce yapılan denemeler ise damar-sinir sıkışmalarına, eklem bağlarının düzelemeyecek ölçüde tahrip olmasına, sık sık çıkığın tekrar etmesine (alışkanlık çıkığı) neden olabilir. İlkyardımcın görevi, yetkili ve deneyimli bir sağlıkçıya ulaşana kadar çıkık eklem bölgesini hareketsiz hale getirmektir. Bu amaçla askı, atel ve sargı uygulamaları yapılır.
Geri: Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler
Mesaj Bir Çarş. 06 Mayıs 2009, 14:48 tarafından Afacanhelboy
8. ORGAN KOPMASI

Kasıt, ya da kaza sonucu ortaya çıkacak organ kopmasına ilkyardımcının müdahalesi iki yönlü ve hızlı olmalıdır. Kanama kortrolü kadar, nakil ve ulaşılacak merkezin bilgilendirilmesi de önemlidir. Diğer ilkyardım uygulamalarından farklı olarak, organ kopmasında, kazazede ve kopmuş organın ulaştırılacağı sağlık merkezinin damar- sinir cerrahisi yapılabilecek nitelikte olması gerekmektedir. Soğuk ortamda taşınan kopmuş organ canlılığını daha uzun süre koruyacak, birleştirme sonrası, işlev de daha iyi korunacaktır.

Organ kopmasında ilkyardım uygulalamalrı öncelikle ABC kontrolü ile başlar. Daha sonra kazazede yatar pozisyona getirilir., bilinci açıksa sırtüstü, kapalı ise yan güvenli pozisyonda tutulur.

Kopma, eğer tek tek kemikli bölgelerin uzağında meydana gelmiş ise kolun ve bacağın vücuda yakın kısımlarından turnike uygulanır. Daha sonra kopan organ temiz, su geçirmez plastik bir torba ya da kaba konulup ağzı kapatılır. Daha sonra bu torba veya kap buzdolu bir kap ya da torbaya konur. Kazazede ve kopan organ aynı araçla nakledilir.

9. ŞOK DURUMUNDA MÜDAHALE

Aşırı kanamalar, ishal, yanıklar, kusma, kalp krizi, aşırı korku ve heyecan, allerjik olaylar, aşırı ağrılı olaylar şok nedeni olabilir.

Şok belirtileri:

* Soğuk, soluk, nemli deri
* Eller ve ayaklarda soğuma, his kaybı
* Nabız sayısında artma, nabızın zayıflaması
* Solunumun sayıca artması, ancak yüzeyselleşmesi
* Göz kararması, halsizlik
* Bulantı, kusma
* Huzursuzluk
* Aşırı susuzluk hissi, ağızın kurumasıdır.

Başlangıçta açık ya da bulanık olabilen bilinç, zamanla kapanabilir. Şokla mücadelede temel ilke, kan kaybı varsa daha fazla kaybın önlenmesi, mevcut kanın daha hayati organlarca kullanılması için uygun pozisyon verilmesidir.

Şok pozisyonu için kazazede, bilinci açıksa sırtüstü, bilinci kapalı ise, yan güvenli pozisyonda yatırılır. Daha sonra ayakları 30 cm yukarı kaldırılır. Üzeri battaniye ile örtülür ve 112'ye haber verilir.

10. TRAFİKTE ÖFKE BOYUTUNUN TESPİTİ

Trafikte insan davranışı ile ilgili çalışmacılar tarafından kullanılan ve Trafikte Öfke Boyutu diye isimlendirilen muayenede sürücünün,

1. Trafikte sürekli öfkelenme hali
2. Trafikte engellendiğinde öfkelenme: (önündeki araç yeşil ışıkta hareket etmez ise,park etmek için hazırlanır iken başka biri park ederse,Öndeki araç egsozundan kötü duman çıkarırsa, ,öndeki geniş araç görüşünüzü engelliyor ise...gibi)
3. Tehlikeli araç kullanma: (Yol koşullarına göre çok hızlı araba kullanma,Arkadaki araçın tampona değecek kadar yakın sürme,sürekli şerit değiştirme,çapraz aradan öne geçme,kırmızı ışıkta geçme,hız sınırının üstünde gitme,sağdan geçme....gibi)

4. Trafikte saygısız davranma: (Araç kullanma biçimine bağırma kızma,küfür etme,korna çalma,sıkıştırma,inatlaşma,hata yapmaya zorlama,silah çekme,gece farlarını kısmama, sürekli uzun farlarını yakma....gibi)
5. Yol koşullarına veya olumsuz fiziki koşullarda öfkelenme: (Araç derin çukura girdiğinde,yol yapımı esnasında,öndeki araç çakıl fırlatdığında,araç birden trafikte sıkıştığında,yolda sürekli olarak tümsekler varsa...gibi)
6. Trafikte yavaşlamak zorunda kalındığında öfkelenme

11. KIRIĞI OLAN, YA DA KIRIK ŞÜPHELİ KAZAZEDEYE İLKYARDIM UYGULARKEN, AŞAĞIDAKİ İLKELERE UYMAK GEREKİR

* Kazazedenin oturması ya da sağa sola kımıldamasına izin verilmez, kırık şüpheli bölge hareketsizleştirilmeden taşıma yapılmaz.
* Kaza ortamında hayatı tehdit eden bir zararlı etkenin bulunmadığı her durumda kırığa müdahale bulunduğu ortamda yapılır.
* Açık kırıklarda görünen kemik parçasını içeri sokmaya, kemik uçlarım birleştirmeye, kol ya da bacakta bozulmuş şekli düzeltmeye çalışmamak gerekir.
* Boyun kırıklarında hatalı taşıma ve gereksiz hareketler omurilik zedelenmesi sonucu tüm vücutta felçle sonuçlanabilir. Boynun desteklenmesi ve hareketsizleştirme hayati önem taşır.
* Tespit işlemi, kırık kemikleri ilgilendiren iki eklemin sert-uzun bir cismin yardımıyla hareketsiz hale getirilmesidir. Bu amaçla kullanılacak standart malzemenin bulunmadığı yerlerde ilkyardımcı pratik çözümler aramalıdır. Bir dal parçası, katlanmış gazeteler, karton kutular, baston ya da şemsiye atelle tespitte, kazak-ceket gömlek vb. eşyalar askı ile tespitte, kemer, kravat, gömlek kolu gibi eşyalar sargı olarak kullanılabilir. Hiçbir malzeme bulunamaz ise kazazedenin sağlam bacağı kırık bacağa atel olabilir
__________________________________________________ _________


JANTLARIN PERFORMANS YAKIT TÜKETİMİNE ETKİLERİ

Türkiye jant pazarının önde gelen firmalarından CMS Jant ve Makine Sanayii A.Ş. Kalite Kontrol Şefi Bülent Kantar, jantların performans, yol tutuşu ve yakıt tüketimine etkilerini değerlendirdi, jantlarla ilgili en çok merak edilen soruları cevapladı.

1. Jant alırken öncelikle neye dikkat edilmesi gerekir?
2. Jantların otomobilin performansına ve yol tutuşuna katkısı nedir?
3. Hafif metal jantların araç hakimiyetini artırırken, yakıt tüketimini düşürdüğü doğru mu?
4. Kalitesiz jant kullanmanın zararları nelerdir?
5. Kaç çeşit jant vardır?
6. Tek parçalı ve çok parçalı jantlar arasındaki farklar nelerdir?
7. Hasar gören jant kullanılabilir mi?
8. Jant üzerinde herhangi bir onarım yapılabilir mi?
9. Doğru jant ölçüsü hangi parametrelere göre belirlenir?
10. Jant montajı kime yaptırılır?
11. Yeni jantta, eski bijon somunları kullanılabilir mi?
12. Jantın üzerindeki ET harfi neyi simgeler?
13. Jantın temizliği nasıl yapılmalıdır?

1. JANT ALIRKEN ÖNCELİKLE NEYE DİKKAT EDİLMESİ GEREKİR?

Jant alırken dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, üreticilerin belirlediği değerlerin dışına çıkılmamasıdır. Beğendiğiniz jantın aracınıza uyumlu olup olmadığını aracınızın üretici firmasına sorarak ya da jant servislerinde bulunan jant uygulama tablolarına bakarak bulabilirsiniz. Türkiye'de hem yerli, hem de ithal birçok jant markası var. Bunlar arasında seçim yaparken, jantların TSE standartlarına uygunluk belgesini dikkate almalısınız. Avrupa'da geçerli olan standart normlar DIN ile ifade edilir.

2. JANTLARIN OTOMOBİLİN PERFORMANSINA VE YOL TUTUŞUNA KATKISI NEDİR?

Çoğumuz jantları otomobilin çekiciliğini arttıran dış görünüm unsurlarından biri olarak biliriz. Ancak jantlar, sadece otomobilin görünümüne değil, performansına ve yol tutuşuna önemli katkıda bulunur. Otomobil teknolojisinde kısa sürede yaşanan baş döndürücü gelişmeler, motor ve karoser kadar jantların tasarımında da kendini gösteriyor.

Özellikle jantın ağırlığı, ölçüleri, konstrüksiyonu ve dizaynında yapılan değişiklikler, otomobillerin performansını ve yol tutuşunu önemli ölçüde arttırıyor.

Bununla birlikte, son yıllarda yapılan araştırmalar jantın, fren sisteminin soğutulmasında da etkili olduğunu gösteriyor. Bu nedenle jant hazırlanırken, mümkün olduğunca dayanıklı ve aynı zamanda kollu tasarım olmasına dikkat ediliyor. Otomobil yol alırken, jantın rotasyonuyla sirküle edilen hava, kolların arasından fren diskine iletiliyor ve böylece frenlerin daha verimli olması sağlanıyor.

3. HAFİF METAL JANTLARIN ARAÇ HAKİMİYETİNİ ARTIRIRKEN, YAKIT TÜKETİMİNİ DÜŞÜRDÜĞÜ DOĞRU MU?

Hafif metal jantlar, yapısal özellikleri ve tubeless lastiklerle uyumları neticesinde, araç denge ve direksiyon hakimiyetine olumlu yönde katkıda bulunur. Alüminyum ve titanyum gibi metallerden üretildikleri içinse, saçtan üretilen jantlara göre daha hafiftirler. Bu nedenle alüminyum jantlar, araç toplam ağırlığını azaltır ve yakıt ekonomisine katkıda bulunur.

4. KALİTESİZ JANT KULLANMANIN ZARARLARI NELERDİR?

Kalitesiz bir jant, darbelere dayanıklı olmadığı taktirde ölümcül kazalara neden olabilir.

5. KAÇ ÇEŞİT JANT VARDIR?

Çelik ve hafif metal alaşımlı olmak üzere iki gruba ayrılan jantlar, motor sporlarından elde edilen tecrübelerle geliştiriliyor. Böylece daha sağlam ve uzun ömürlü olması sağlanıyor. Jantlar, alüminyum, çelik, titanyum, magnezyum ve son alarak da karbon fiber malzemesinin de katılımıyla farklı ağırlık ve dayanıklılıkta üretiliyor. Jantlar, tek ya da çok parçalı olabiliyor.

6. TEK PARÇALI VE ÇOK PARÇALI JANTLAR ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?

İki veya üç parçadan oluşan çok parçalı jantlar, her türlü otomobilde kullanılabilir. Ayrıca tamir edilebiliyor olması nedeniyle tek parçalıya göre çok daha avantajlıdır. Herhangi bir darbe nedeniyle çok parçalı jantın kenarı hasar gördüğünde, sadece o parçanın değiştirilmesi mümkün. Ancak tek parçalı bir jant zarar gördüğünde yapılabilecek tek şey, yenisiyle değiştirmek!

7. HASAR GÖREN JANT KULLANILABİLİR Mİ?

Uluslararası Lastik ve Jant Teknik Kurumu'nun (ETRTO) tavsiyesine göre, hasar görmüş bir jant kullanılamaz.

8. JANT ÜZERİNDE HERHANGİ BİR ONARIM YAPILABİLİR Mİ?

Jant üzerinde kaynak, doğrultma, talaş kaldırma, boyama, bijon somunu veya göbek deliğini büyütme ve eksen kaydırma işlemleri kesinlikle yapılamaz.

9. DOĞRU JANT ÖLÇÜSÜ HANGİ PARAMETRELERE GÖRE BELİRLENİR?

Otomobilin motor gücü, ağırlığı ve büyüklüğü gibi unsurlar, jant ölçülerinin belirlenmesinde büyük rol oynuyor. Yüksek güç üreten bir motorun gücünü yola aktarabilmesi için çekişinin iyi olması, bunun için de lastik yüzeyinin uygun genişlikte olması gerekiyor. Dolayısıyla lastikle jant genişliği uyumlu olmalı. Küçük sınıftaki otomobiller için 12 inçten başlayan jant çapı, büyük ve yüksek performanslı otomobillerde 20 inçe kadar çıkıyor.

10. JANT MONTAJI KİME YAPTIRILIR?

Jantın montajı, uygun makine ve ekipmanlara sahip servislere yaptırılmalıdır.

11. YENİ JANTTA, ESKİ BİJON SOMUNLARI KULLANILABİLİR Mİ?

Bijon, havsa açıları her jantta farklı olacağından jantla birlikte verilen orijinal bijon somunları kullanılmalıdır.

12. JANTIN ÜZERİNDEKİ ET HARFİ NEYİ SİMGELER?

Uluslararası olarak ET harfleriyle simgelenen ofset değeri, jant dikey ekseninin ofset yüzeyine olan uzaklığını ifade ediyor.

13. JANTIN TEMİZLİĞİ NASIL YAPILMALIDIR?

Jantın temizliği, su ve normal deterjan kullanılarak yapılır. Sert olmayan bir fırça veya süngerle jant üzerindeki yağ ve benzeri izleri çıkarabilirsiniz. Metal, çözücü (solvent) katkılı temizleyiciler ve aşındırıcı malzemeler ile jantınızın kaplamasına zarar verebilirsiniz. Jantları, sert cisimlerin darbelerinden koruyunuz ve kaldırım kenarlarına çarpmaktan kaçınınız.

__________________________________________________ ___________

KARLI GÜNLER İÇİN ÖNLEMLER

HAVA ŞARTLARI HAKKINDA ÖNCEDEN HAZIRLIK YAPIN


* Radyatör suyuna mutlaka antifriz koydurun ya da var olan antifrizin değerini ölçtürüp ilave yaptırın.
* Meteorolojiden alınan hava tahmin raporlarını kış aylarında daha çok dikkate alın.
* Don tehlikesi veya kar yağma ihtimali varsa silecek suyuna donmayı önleyici kimyasal maddelerden ilave edin. Böylece silecek suyu depolandığı yerin dışında borularda da donmaz.
* Silecekleri yukarı kaldırarak cama yapışmasını önleyin.
* Mümkünse aracınızı kapalı garaja alın.
* Yoğun kar yağışı veya don ihtimali varsa patinaj zincirini bir an önce alın, yoksa zinciri karaborsadan almak zorunda kalırsınız.
* GSM telefonunuzun araç şarj cihazını yanınıza almayı ihmal etmeyin. Ya da yedek bataryanız varsa yanınıza alın.

KARLI VE BUZLU YOLLARDA YAPMANIZ GEREKENLER

* Mecbur kalmadıkça aracınızla bu tür hava şartlarında yola çıkmayın. Siz ne kadar tedbir alırsanız alın, sizden başka sürücüler aynı duyarlılığı göstermeyebilir.
* Eğer aracınızla çıkmanız şartsa geceden uygun bir yere park edin. Park ettiğiniz yer bir rampanın bitimi olmasın, sabah rampa buz tutmuş olabilir ve zorlanabilirsiniz.
* Aracınızın camlarını ve dış dikiz aynalarını mutlaka kardan ve buzdan arındırın. Kar ve buz görüşünüzü engelleyeceği gibi özellikle ön camda sileceğin hareketlerini engeller ve dikkatinizin dağılmasına neden olur.
* Motoru çalıştırdıktan sonra tam olarak ısınmasını bekleyin. Kış şartlarında soğuk motor problem yaratabilir.
* Aracın kaloriferini açarak iç mekanın ısınmasını sağlayın. Aracın iç ısısı uygun sıcaklığa gelince aracınızı hareket ettirin. Yeterli sıcaklık sağlanmadan yola çıktığınızda mont, manto benzeri kalın giysilerinizi çıkartmak istmeyebilirsiniz. Kalın kıyafetler manevra kabiliyetinizi azaltacağından, tehlike yaratabilir.
* Camları da kalorifer yardımı ile ısıtarak buğu yapmasını engelleyin.
Geri: Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler
Mesaj Bir Çarş. 06 Mayıs 2009, 14:49 tarafından Afacanhelboy
MOTORUNUZ SU KAYNATIRSA

Otomobillerin can damarı olan soğutma sistemleri hakkında bilinmeyenleri ve acil durumlarda yapılması gerekenleri Ford Otosan Yetkili Servisi Doğan Otomotiv'den Servis Atölye Şefi Mustafa Eroğlu'na sorduk.

1. Motor niçin hararet yapar?
2. Su kaynatma nedir?
3. Araçlar neden özellikle yaz aylarında su kaynatır?
4. Motor hararet yaptığında ya da su kaynattığında ne yapılması gerekir?
5. Hararete rağmen yola devam etmek sakıncalı mıdır?
6. Soğutma sistemini ilk günkü performansında tutabilmek için kullanıcıların nelere dikkat etmesi gerekir?
7. Soğutma sisteminin bakımı hangi sıklıkla yapılmalıdır?
8. "Daha fazla antifriz, daha iyi soğutma sağlar" yargısı doğru mudur?
9. Kaç tip soğutma sistemi vardır?

1. MOTOR NİÇİN HARARET YAPAR?

Motorun hararet yapması sorunu, soğutma sistemindeki arızalardan kaynaklanır. Soğutma sistemi, ideal motor sıcaklık değerlerini sağlamak için motor soğukken motoru ısıtma, sıcakken de motordaki fazla sıcaklığı almak üzere soğutma işlemini yerine getiren sistemdir.

Bu sistemin görevini yerini getirmesini engelleyen pek çok faktör vardır: Soğutma sıvısının azalması, radyatör peteklerinin kireçten veya dış pislikten dolayı tıkanması, termostatın veya fanın bozulması, fan müşirinin arızalanması, motor bloğu üzerindeki su tıpasının delinmesi, vantilatör kayışında ve devirdaim pompasındaki sorunlar.

2. SU KAYNATMA NEDİR?

Soğutma sıvısının eksikliğinden dolayı yeteri kadar soğuyamayan motor aşırı ısınarak hararet yapar ve su kaynatır. Motorun su kaynatması, motor soğutma sıvısının azaldığını gösterir. Soğutma sıvısının azalması, buharlaşma ya da sızıntıdan olabileceği gibi motorun soğutma sıvısının tüketmesi de söz konusu olabilir. Soğutma sıvısının azalmasının başlıca nedenleri arasında sıvı iletim borularındaki çatlamaları, hortumların eklem yerlerindeki kelepçelerden ve devirdaim pompasından sızıntıları sayabiliriz. Radyatör hortumları ve radyatör kapağı da sızıntıların sık görüldüğü bölgelerdir. Motorun soğutma sıvısını tüketmesi ise bozuk bir ana conta ya da motor bloğundaki bir çatlaktan veya silindir kapağı contasının yanmasından meydana gelebilir.

3. ARAÇLAR NEDEN ÖZELLİKLE YAZ AYLARINDA SU KAYNATIR?

Soğutma sisteminde arıza olan araçlar yaz-kış su kaynatır. Ancak su kaynatma sorununun yaz aylarında kış aylarına oranla daha sık yaşandığı da bir gerçek. Bunun sebebi, yazın sıcakların etkisiyle artan buharlaşma. Yazın soğutma sıvısı buharlaşarak, azalır ve motor su kaynatmasına neden olur. Yaz aylarında yüksek sıcaklıklarla birlikte ısınan hava, radyatördeki sıvının soğumasını sağlamakta yetersiz kalmaya başlar. Sıkışık trafik ve "dur-kalk"larla birlikte radyatöre hava alımı azalır ve motor sıcaklığı yükselmeye başlar. Bu sırada soğutma işlemini yerine getirmek için fan daha fazla çalışarak radyatörde bulunan sıvıyı soğutmaya çalışır. Aracınızdaki soğutma sıvısının seviyesinde bir eksiklik ya da daha başka bir problem yoksa soğutma sistemi görevini aynen yerine getirmeye devam eder. Aksi takdirde ise, motorun su kaynatması kaçınılmazdır.

4. MOTOR HARARET YAPTIĞINDA YA DA SU KAYNATTIĞINDA NE YAPMASI GEREKİR?

Aracınızın hararet göstergesinde ibre, kırmızı ya da "hot" olarak gösterilen bölgeye yaklaşıyorsa, derhal klimayı kapatmalısınız. Klima çalışırken motora giden havayı ısıtır. Bu nedenle klimanın kapatılması motorun soğumasına yardımcı olur. İbre ilerlemeye devam ediyorsa veya kaputunun üstünde su buharı görürseniz, aracınızı hemen uygun bir yere çekip, motoru durdurmalı ve aracı soğumaya bırakmalısınız. Kaputu açarak, motorun soğumasına yardımcı olabilirsiniz. Motor soğutma sıvısı seviyesi kontrol edilmeli eğer eksikse tamamlanmalıdır.

Sıvı tamamlama işlemi mutlaka motor soğuduktan sonra yapılmalı. Motor sıcakken yapılacak bir sıvı eklemesi basınçlı sudan ve buhardan oluşabilecek yaralanmalara neden olabileceği gibi, sıcak bir motora yapılacak sıvı eklemesi motor bloğunda çatlamaya kadar varan kalıcı zararlar oluşturabilir.

Ancak böyle bir sorunla karşılaştığınızda herhangi bir müdahalede bulunmadan önce firmanızın yol yardım ya da acil servis telefonlarını aramanızı öneririz.

Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise motor soğuduktan sonra en yakın servise ulaşılıncaya kadar düşük devirde ve hızda gitmelisiniz.

5. HARARETE RAĞMEN YOLA DEVAM ETMEK SAKINCALI MIDIR?

Hararet yapan bir motor eğer aynı şartlarda kullanılmaya devam edilirse avans vuruntusu yapmaya başlar.Avans vuruntusu, soğutma sisteminin çalışmadığını gösterir. Buna rağmen hâlâ yola devam edilmeye çalışıldığında ise motor kilitlenmesine yani piston sıkışmalarına neden olunabilir. Avans vuruntusunu duymaya başladığınızda yapmanız gereken, otomobili durdurup, teknik servisle irtibata geçerek profesyonel bir yardım almak.

6. SOĞUTMA SİSTEMİNİ İLK GÜNKÜ PERFORMANSINDA TUTABİLMEK İÇİN KULLANICILARIN NELERE DİKKAT ETMESİ GEREKİR?

Aracınızın soğutma sisteminin ilk günkü performansını koruyabilmesi için soğutma sıvısının düzeyi, hortum ve borularda çatlak olup olmadığı devamlı kontrol edilmeli. Radyatör hortumlarının üzerindeki çatlakları çıplak gözle görmek zor olduğu için radyatör hortumlarını elle kontrol etmelerini tavsiye ederim.
Geri: Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler
Mesaj Bir Çarş. 06 Mayıs 2009, 14:50 tarafından Afacanhelboy
OTO MÜZİK SİSTEMLERİ

Oto müzik sistemlerinin seçiminde ve montajında dikkat edilmesi gerekenleri, 38 yıllık deneyimi ve pekçok uluslararası ödülü olan Oto Müzik Merkezi Ticaret A.Ş. yetkililerine sorduk. Merkezin kurucusu Şükrü Okçu'nun oğlu Savni Okçu'ya göre, alınan sistemin kalitesinden çok, doğru montajı önemli.

1. İyi bir oto müzik sisteminin olmazsa olmazları nelerdir?
2. Müzik sistemi alınırken nelere dikkat etmeli?
3. Daha kaliteli ses için otomobilin orijinal radyo-teybini değiştirmek zorunlu mu?
4. Araç sahibinin dinlediği müzik türü, oto müzik sistemi seçiminde ne derece etkili?
5. Hangi tür müziğe hangi hoparlör kullanılmalı?
6. Araçların arka cam içi panellerine hoparlör yerleştirmek doğru mu?
7. Otomobilin orijinalliği bozulmadan müzik sistemi nasıl yenilenebilir?
8. Yenilenen müzik sistemini başka bir araca aktarmak mümkün mü?
9. Direksiyondan kumanda sonradan taktırılabilir mi?
10. Sonradan çoklu CD çalar taktırırken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
11. Eski otomobillere CD çalar taktırmak mümkün mü?
12. Otomobilde mp3 dinlemek için neler yapılabilir?
13. Müzik sistemleri için verilen garantiler nelerdir?
14. Yeni jenerasyon otomobillerde karşılaşılan en büyük güçlükler neler?
15. Distribütörlüğünü yaptığınız markalar nelerdir?
16. Oto Müzik Sistemleri ile ilgili bazı terimler

1. İYİ BİR OTO MÜZİK SİSTEMİNİN OLMAZSA OLMAZLARI NELERDİR?

İyi bir sisteme sahip olmak için ilk olarak belirli niteliklere sahip bir radyo-teyp almak gerekiyor. Herşeyden önce, ön ve arka hoparlörlere bağımsız kumanda edilebilmeli (Fader yapılabilmeli).

Bass ve Treble (kalın ve ince) seslerine de bağımsız olarak kumanda edilebilmeli. Kendi içinde en az 4x30 Watt gücünde bir amfi çıkışı (Hipower) olmalı. İlave bir amfi ile sistemin her zaman kuvvetlendirebileceği düşünülerek, ekstra amfi çıkışının olmasına dikkat edilmeli.

Otomobilde kaliteli müzik dinlemek için, kesinlikle CD player'a sahip olmak gerekiyor. Bu nedenle alınacak radyo-teybin bagaj disk çalar çıkışı da olmalı. Bu sayede bagaja monte edilecek bir CD player'ı teybin üzerinde bulunan bir düğmeden kontrol ederek, istenilen diski rahatlıkla dinlemek mümkün oluyor. Kullanılan bagaj diskleri, genellikle 6, 10 ya da 12 adet disk çalma kapasitesine sahiptir.

Bu sistem tamamlandıktan sonra, sıra hoparlörlerin seçimine geliyor. Eğer bütçe kısıtlıysa, orjinal hoparlörler kullanılarak sistem tamamlanabiliyor. Hoparlörler monte edilirken, otomobilin kendi yuvalarını kullanmak yeterli.

2. MÜZİK SİSTEMİ ALINIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?

Sistemi kurmaya başlarken üç önemli faktörü göz önünde bulundurmak gerekir:


* İstenilen performans
* Otomobildeki elverişli alan
* Bu iş için ayrılan bütçe

Kuracağınız sisteme en uygun ürünü seçmelisiniz. Kurduğunuz sistemin basit olmasına önem göstermeli, gereksiz ekstra ürün kullanmamalısınız.

Bir müzik sistemi kurarken ilk önce plan yapmalı ve her zaman kurmuş olduğunuz sisteme daha sonra ilaveler yapabileceğinizi unutmamalısınız.

Unutmayın, hiçbir zaman daha çok ilave, daha çok kaliteli ve yüksek ses elde etmeniz anlamına gelmez.

3. DAHA KALİTELİ SES İÇİN OTOMOBİLİN ORJİNAL RADYO-TEYBİNİ DEĞİŞTİRMEK ZORUNLU MU?

Günümüzde fabrika çıkışında bir dizi standart ve sökülmesi güç parçalarla teslim edilen otomobillere farklı aksesuar ve donanımların ilave edilmesi gittikçe zorlaşıyor.

Örneğin SRS Hava Yastığı Sistemi bulunan bir otomobile satış sonrası, performans direksiyon sistemi ilave etmek hemen hemen olanaksız. Benzer bir sorun da OEM (Orjinal Equipment Manufacturer), otomobil ses sistemlerinde yaşanıyor. OEM otomobil ses sistemlerinin sorunu zannedildiği gibi radyoların değiştirilmesi değildir. Bu çok kolay bir iştir ve radyo/teyp/CD kombinasyonunda, bu değişikliğin getirdiği görüntü bozukluğu haricinde bir sorun yaşanmaz.

Burada karşılaşılan asıl zorluk hoparlörlerde ve bunları çalıştırmak için gerekli olan gücün sağlanamamasından karşımıza çıkar. Aracınıza, fabrika çıkışında monte edilmiş mevcut AM/FM/kaset/CD sisteminiz, dışarıdan ortalama bir fiyatla satın alabileceğiniz piyasa ürünleri kadar iyidir.

4. ARAÇ SAHİBİNİN DİNLEDİĞİ MÜZİK TÜRÜ, OTO MÜZİK SİSTEMİ SEÇİMİNDE NE DERECE ETKİLİ?

Kaliteli müzik sisteminin anahtarı; hoparlördür! Araç sahibinin dinlediği müzik, hoparlör seçiminde son derece etkili. Çünkü her hoparlörün kendi karakterine uygun olarak iyi çaldığı bir müzik türü vardır.

Bazı hoparlörler mekanik ses verirler, bazısı çok fazla echo yapar, bazısı ise çok donuk ve baslı ses verir. Müşteri sevdiği müzik türünü en kaliteli dinleten hoparlörü seçmesi için montajcıya müzik tercihleri hakkında detaylı bilgi vermeli ve mutlaka önerilen hoparlörü almadan önce bir şekilde dinlemelidir.

5. HANGİ TÜR MÜZİĞE HANGİ HOPARLÖR KULLANILMALI?

Dünyada yüzlerce marka değişik hoparlör var. Çoğu hoparlör markası tek veya iki farklı müziğe odaklanmıştır. Mesela klasik ve slow müziği iyi çalar. Ama techno müziği çaldığı zaman ses bozulmaya başlar.

Techno müzik çalan hoparlör ise, slow müzik çaldığında çok sert bir ses verdiği için rahatsız olursunuz.

Bununla birlikte distribütörlüğünü yaptığımız MB Quart marka hoparlörlerin en büyük özelliği ise her türlü müziğe uyumlu olması. Zira bu marka Amerika'da bütün otomobil müzik sistemleri ile ilgili profesyonel yarışmalarda en yüksek dereceyi elde eden markadır.

6. ARAÇLARIN ARKA CAM İÇİ PANELLERİNE HOPARLÖRLER YERLEŞTİRMEK DOĞRU MU?

Eskiden bu uygulama çok yaygındı. Ancak bu bölümler artık hoparlör takmaya elverişli değil. Çünkü bu bölümlerin iç taraflarında darbe emici sac kafesler var. Görevleri, arkadan vurma esnasında süspansiyon vazifesi görerek aracın katlanmasını önlemek. Eskiden Doğan, Şahin tarzı arabalarda o paneller kesilip oralara hoparlör takılıyordu.

Bugünkü otomobillerde o paneli kesmek, cinayet! O sacı kesip aynı yerlere 25-30 cm'lik hoparlör koyarsanız, otomobil arka veya yan darbe aldığında arka kapıları buruşacak ve açılmayacaktır. Yani otomobildeki mukavemet yok olacaktır. Ayrıca müzik açısından arkadan gelen ses, makbul değil. Önemli olan sesin önden gelmesi. Bir konsere gittiğiniz zaman ya da evinizde müzik dinlediğinizde müzik hep önden gelir. Öne yerleştirilen hoparlörler daima daha iyi performans verir.

7. OTOMOBİLİN ORJİNALLİĞİ BOZULMADAN MÜZİK SİSTEMİ NASIL YENİLENEBİLİR?

Müzik sistemleri, oldukça pahalı uğraşlar. Bu nedenle kısıtlı bütçeler için de çok aşamalı sistemler bulunuyor. Kısacası ucuz bir sistemle başlayıp, eklemelerle bu sistemi kusursuz hale getirebilmek mümkün. Bu noktada en önemli konu, montaj. İyi bir montajcı müzik sistemini otomobili kesip biçmeden, otomobili tahrip etmeden kurmak zorunda. Burada devreye bilgi, beceri, deneyim ve ustalık giriyor. İyi bir müzik seti yaratmak adına araçlarının tahrip olmaması için otomobil sahiplerinin araçlarını ustalık ve becerilerine güvenmedikleri montaj atölyelerine teslim etmemeleri gerekiyor.

Distribütörlüğünü yaptığımız bir American firması olan Rockford Fosgate, dünyada üretilen tüm orjinal otoların radyo-teyplerine birebir uyan bir amfi sistemi geliştirdi. Geliştirilen bu amfi sistemi sayesinde, hoparlörlere yapılan küçük bir müdahale ile eşsiz kalitede ses elde etmek mümkün oluyor.

8. YENİLENEN MÜZİK SİSTEMİNİ BAŞKA BİR ARACA AKTARMAK MÜMKÜN MÜ?

Aynı taşınırken evdeki müzik setini alıp başka bir eve götürmek gibi, müşteri bizim taktığımız müzik setini alıp başka bir araca takabiliyor. Araç sahibi, otomobilini satmaya karar verdiyse taktığımız sistemi söküp, otonun orijinal sistemini yerine sıfır hasarla takıyoruz. Böylece araç eski haline geldiği için satılırken değer kaybetmiyor.

9. DİREKSİYONDAN KUMANDA SONRADAN TAKTIRILABİLİR Mİ?

Direksiyondan kumanda, arabanın orijinal sistemiyle beraber satılan bir donanım. Sonradan yaptırma imkanı yok. Bu kumanda sayesinde arabanın radyo-teybini direksiyondan açıp kısabiliyor ve radyo kanalı değiştirebiliyorsunuz. Bu konuda önemli bir nokta, otomobilin orijinal teybinin değiştirilmesi halinde direksiyondan kumandanın kullanılamaz hale gelmesi. Piyasada "interface" denilen adaptörler sayesinde bazı marka teypleri direksiyondan kumanda ile kullanma imkanı var ama çok kısıtlı.

10. SONRADAN ÇOKLU CD ÇALAR TAKTIRIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER NELERDİR?

Otomobilin orijinal CD çalarını taktırmak gerekiyor. CD çaları herhangi bir yerden değil, mutlaka otomobili üreten firmadan alınması gerekiyor. Çünkü aynı marka ve model bile olsa, üretici firmadan almadığınız CD otomobile birebir uymuyor. Bunun nedeni firmanın CD üzerinde kendine özel değişiklikler yapması. Firmalar otomobil sahiplerini, CD çaları sadece kendilerinden almaya mecbur bırakıyor. Bu yüzden de fiyatları normal CD'lere oranla iki misli oluyor.

11. ESKİ OTOMOBİLLERE CD ÇALAR TAKTIRMAK MÜMKÜN MÜ?

Eski otomobillerde teybin CDçıkışı yoksa "FM modülatörlü" diye tanımlanan CD çalarlar var. Bagaj CD'si ama, öne gelen ve kibrit kutusundan biraz daha büyük bir görüntü ünitesi var. Onun üzerinden şarkı ve CD değiştiriyorsunuz. Sesini de FM frekansından 88.3 veya 88.9'a ayarlayıp oradan dinliyorsunuz. Yani sanki arabanın içinde bir radyo istasyonu varmış gibi bagajdan size yayın yapıyor. Bu CD çalarlarda ses, CDdeğil radyo kalitesinde oluyor. Ama başka bir çözüm yok. Bugün Doğan'a da, Renault 12'ye de, bu şekilde CD çalar takabilirsiniz.
Geri: Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler
Mesaj Bir Çarş. 06 Mayıs 2009, 14:52 tarafından Afacanhelboy
12. OTOMOBİLDE MP3 DİNLEMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Walkman tarzı portatif mp3'leri özel adaptörler sayesinde otomobilinizin teybine takabilirsiniz. Ayrıca sadece otomobiller için üretilmiş mp3'ler de var. Oto Müzik Merkezi olarak ithal ettiğimiz M-Station marka oto mp3, 3000 şarkı kapasiteli. Aynı oto radyo-teybi gibi altı kızaklı olduğu için istendiğinde çıkarıp, yanınıza almak mümkün. Evinizdeki bilgisayardan download ettiğiniz şarkıları mp3'ün hafızasına kaydederek arabanızda dinleyebiliyorsunuz. Bu mp3'ün fiyatı 1.000 ile 1.250 Dolar arasında değişiyor.

13. MÜZİK SİSTEMLERİ İÇİN VERİLEN GARANTİLER NELERDİR?

Oto Müzik Merkezi olarak yaptığımız montajlarda ömürboyu garanti veriyoruz. Bir sertifika ile müzik tesisatını yaparken arabaya hiçbir şekilde zarar vermediğimizi ve herhangi bir arıza halinde ömürboyu montaj garantisi verdiğimizi beyan ediyoruz. Garanti kapsamında arızalar ücretsiz olarak tamir ediliyor.

14. YENİ JENERASYON OTOMOBİLLERDE KARŞILAŞILAN EN BÜYÜK GÜÇLÜKLER NELERDİR?

Müzik sistemleri artık arabalara çok entegre olmuş durumda. Sisteme ilave bir amfi eklemek inanılmaz güç. Bunu yaparken arabanın en ufak bir kablosuna zarar verseniz, araba bir daha çalışmayabilir. Böyle bir arıza garanti kapsamı dışına çıkacağı için otomobil sahibi çok güç durumda kalacaktır. Dolayısıyla teknolojiyi çok yakından takip etmek gerekiyor.

Bu nedenle günümüzde müzik tesisatı yapan montajcı sayısı hızla azalıyor. Amerika'da her yıl 300-500 montaj dükkanı kapanıyor. Türkiye'de birkaç sene öncesine kadar çok fazla montaj atölyesi vardı. Şimdi montajcı sayısı bakımından on sene öncesinin rakamlarına döndük. Sadece bu işi en iyi bilenler ayakta kalabiliyor.

15. DİSTRİBÜTÖRLÜĞÜNÜ YAPTIĞINIZ MARKALAR NELERDİR?

Dünyanın en ünlü markalarıyla çalışan Oto Müzik Merkezinin, distribütörlüğünü yaptığı firmalar arasında Rockford Fosgate, MB Quart, Dynaudio, Lightning Audio, Necvox, Lanzar, Pyle, Xtant, Scosche, bulunmaktadır.

16. OTO MÜZİK SİSTEMLERİ İLE İLGİLİ BAZI TERİMLER

HOPARLÖR: Kaliteli bir oto müzik sisteminin temeli iyi bir hoparlörden geçer. Monte esnasında dikkat edilmesi gereken husus, otomobilinizdeki hoparlör yerlerine uygun ebatlarda hoparlör takılmasıdır. Montajcı mutlaka otomobilin kendi hoparlör yuvalarını kullanmalı, bu yuvalar içine olabilecek en büyük ebatta hoparlör monte etmelidir.

SUBWOOFER: 20-100 hz arasındaki frekans bandındaki sesler, bas sesler olarak tanımlanır. Bu frekans bandındaki sesleri veren hoparlöre subwoofer adı verilir.

Subwoofer müziğin içinde olan alt basları verir. Arabanıza subwoofer takmazsanız, arabanızın kapılarına takılı olan hoparlörlerden gerekli olan dip bas sesleri istediğiniz gibi duyamazsınız. Kaliteli müzik dinlemek için bagaja küçük dahi olsa mutlaka bir subwoofer taktırmak gerekir. Müziğin içindeki kontrabası, bas gitarı duyabilmeniz için subwoofer'a ihtiyaç vardır. Müzik dinlerken subwooferı duymakla kalmaz aynı zamanda hissedersiniz de.

MID BAS: 100 Hz ile 300 Hz arasındaki sesleri verebilen hoparlörlere mid bas hoparlörler denir.

MIDRANGE: 300 hz ile yaklaşık 3 Khz arasındaki sesleri veren hoparlörlere midrange hoparlörler denir.

TWEETER: Yaklaşık 3 Khz ve üstündeki sesleri veren hoparlörlere tweeter denir.

AMFİ: Amfi ses gücünü ve kalitesini artırmaya yarar. Eğer otomobilin Orijinal radyo/teybine bağlanmak isteniyorsa bu çıkışa uyumlu olması gerekir.

Anfi gücüne karar verirken dikkat etmeniz gereken en önemli şey, anfinin gerçek watt değeridir. Bunun için amfinin üzerindeki değil, kataloğunda yazılı olan değerler esas alınmalıdır. Bazı marka amfilerin üzerinde 2x100 Watt yazar ama gerçekte 2x25 Watt'tır. İkisi aslında aynı. Ancak aynı otomobilde SAE ile HP beygiri gibi ikisinin hesaplanış şekli farklıdır. Otomobilin normalde voltajı araç giderken 12 Volt seviyesindedir. Ama genellikle amfilerin üzerinde 14.4 Volt'taki değeri yazılır.

Amfiler iki, dört veya beş kanal çıkışına sahiptir. İleride doğabilecek ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurarak bazı ekstra özelliklere uyumlu bir amfi tercih etmenizde fayda var. Bu ekstra özellikler arasında crossover, bas ve tiz ayarı, mono çıkış yer alıyor.
CROSSOVER: Crossover amfiden çıkıp hoparlöre giden frekansları düzenleyen bir cihaz. Dünyada her şeyi çok iyi çalabilen bir hoparlör olsaydı, crossover'a ihtiyaç duyulmayacaktı. İyi bir müzik sistemi için insan kulağının duyduğu frekansları düz (flat) bir şekilde kulağa vermek gerekiyor. Bunu gerçekleştirebilmek için 2 veya daha fazla hoparlöre ihtiyaç duyulur. Hoparlörlerle beraber crossover kullanırsak, crossover her hoparlöre ihtiyacı olduğu frekansı yollayarak kulağımızın bütün frekansları doğru almasına yardımcı olur. Crossover sayesinde her hoparlöre doğru sinyal gider. Böylece hoparlörler de doğru frekans bandında daha kaliteli, temiz, güçlü çalar. Üst düzey kalitede bir ses sisteminde mutlaka crossover bulunması gerekir.

Aktif ve pasif olmak üzere iki çeşit crossover vardır. Aktif crossover radyo-teyp veya cd çalar ile amfi arasına bağlanır. Pasif crossover ise amfi ile haporlör arasına bağlanır. Genelde aktif crossover daha çok tercih edilir. Amfiden önce bağlandığı için amfinin çıkarmış olduğu gücü hoparlörün daha iyi almasını sağlar.

Hi-Fi (High Fidelity): Hi-Fi İngilizce "yüksek sadakat" anlamına gelen High Fidelity kelimesinin kısaltmasıdır. Müziği doğal ve kaliteli dinlemek anlamında kullanılır. Bazı hoparlörler müziğe kendi karakterlerine göre yorum yaparlar. Bazısı biraz daha tizli çalar, bazısı daha midli. Gerçek Hi-Fi'ciler müziği olabildiğince doğal dinlemeye çalışır.
Geri: Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler
Mesaj Bir C.tesi 04 Tem. 2009, 21:24 tarafından Aktifleştirici
Paylaşım için teşekkürler.
Geri: Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler
Mesaj Bugün 22:21 tarafından Sponsored content
 

Otomobiller hakkında bilmemiz gerekenler

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 

1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
forumdll.benimforum.biz :: Oto Showroom :: Oto Show-
Buraya geçin: